‘Motosikletli Gezilerim’ Kategorisi için Arşiv

2019 yılına girdiğimizde ilkin loguyu değiştirmekle başladım.

Yeni logo; doğa yürüyüşlerini ve kampçılığı sevmemi ifade eden “çadır” ve motosiklet, bisiklet, 4×4 ve bazen de sırt çantası ile düştüğüm “yollar”ın kesişimini ifade ediyor.

Sonra ekipman takviyesi yapmak gerekti. Bir gimbal aldım kendime, fotoğraf makinem için de yeni objektifler aldım. Malum artık birçok video fotoğraf makinesi ile çekiliyor.

En son sıra geldi video konularına… Bu yıl yine gezi videoları ve canlı yayınlar sürecek. Geçen yıl canlı yayınların sayısı çok az kaldı. Bu yıl Youtube üzerinden yayın yapmayı düşünüyorum. Yanısıra motosiklet test videoları ve yine farklı bir konsept gelecek ama sürpriz şimdilik 🙂

Takipte kalıp eşe dosta haber etmeyi unutmayın olur mu?

Yollarda görüşmek üzere ✌🏼️

https://www.instagram.com/onuryollarda
https://www.facebook.com/onuryollarda

 

2 yıl önce satın aldığım 2013 model BMW F700GS, bana ne kadar da parasını hak eden bir motosiklet olduğunu göstermişti. Gürcistan dağlarında arızalanan benzin pompasına rağmen beni Türkiye’ye kadar ulaştırmıştı.

Kendisini ilk satın aldığım yerdeki bir BMW kullanıcısı bana “hastalığı kaptın, bir daha başka marka motosiklet düşünemeyeceksin” demişti. Gerçekten de öyle oldu, araştırdığım onlarca model sonrası yine tercihim BMW oldu (aynı model yılındaki başka markalardan binlerce lira daha pahalı olmasına rağmen vazgeçemedim).

İki tercihim olabilirdi, bunlardan ilki 2018 yılında üretilmeye başlanan F750/850 GS’ten birisi ya da yıllar boyunca kendini kanıtlamış olan R1200GS. Daha uzun ve daha konforlu yolculuklar yapmak istemem ve yeni F700GS’in eskisinden sadece 5 beygir daha fazla güç getiriyor olması beni R1200GS’e itti. İşte yeni hikayemiz başlıyor. (devamını oku…)

Saroz (Saros) körfezi, çoktandır gidip kıyılarında kamp yapmayı istediğim bir yerdi. Zamanında birkaç arkadaşım Gökçetepe Tabiat Parkı’nı önermişti ancak EkşiSözlük’te son dönemde yazılanları okuduğumda Danişment Tabiat Parkı’nın özellikle işletmecilerinin “daha az paragöz” olması dolayısıyla, tercih sebebi olduğunu gördüm.

Rotamızı Danişment Tabiat Parkı’na çevirdiğimizde saat 10.30’u gösteriyordu. TEM üzerinde buluştuğum Yamaha MT07 sahibi arkadaşım Ümit ile düştük yola.

(devamını oku…)

Kocaeli, Düzce ve Sakarya’nın bazı yaylalarının Karadeniz iklimi özelliği taşıdığı ve bu nedenle oralara çok benzediği söyleniyordu. Ben de çok merak ettiğim bu yaylaları ziyaret etmeye başlamıştım. Kuzuyayla ve İnönü yaylalarından sonra sırada, yakın motorcu dostum Emre’nin ailesinin de civarında evinin olduğu Acelle Yaylası vardı.

Emre’nin ailesi yaylaya yakın bir belde olan Akyazı’da oturuyorlardı. Aslında amacımız direkt yaylaya gidip kamp atmaktı ancak ailesinin ısrarına ve birbirinden lezzetli yemeklerine dayanamayıp geceyi Akyazı’da geçirdik.

(devamını oku…)

Yıllardır hayalini kurup da geçen yaz gerçekleştirdiğim Karadeniz gezim, bana “keşke yayla gezmek için binlerce kilometre yapmak zorunda olmasam” dedirtmişti. Geçen kış “sık kullanılanlar”a not ettiğim Kuzuyayla‘yı ziyaret ettim ve yayla hasretimi biraz olsun dindirmiştim. Birkaç gün önce tekrar “sık kullanılanlar”a baktım ve sıradaki rotayı belirledim: Kocaeli – Yuvacık – İnönü Yaylası…

(devamını oku…)

Türkgözü sınır kapısından giriş ve çıkış yapmak çok enteresan. Normalde sınır kapılarında bilet gişesi gibi yerlere yanaşır işlem yaptırırsınız, ancak burada öyle değil. Aracınızı park edip devlet dairesi binasına giriyor ve işlemlerinizi orada tamamlıyorsunuz. Tır şoförlerinin yarattığı kuyrukla birlikte, Sarp’ta 10 dakikada geçtiğim sınır için yaklaşık 45 dakika zaman harcadım. (devamını oku…)