Yıllardır girdiğim toplantılarda dolma kalem kullananlara karşı bakışım hep farklı olmuştur. Daha önce kol saatleri ile ilgili yazdığım yazıda da yer aldığı gibi “bir eşyanın ruhunun olması” beni daima cezbetmiştir. İşte dolma kalemler de uzun yıllar kullanabileceğiniz ve sizden sonrakilere hediye olarak verebileceğiniz ya da anı olarak bırakabileceğiniz eşyalardandır.

Dolma kalemler her ne kadar mantık olarak bana uygunsa da kullanılışta ne kadar uygun olup olmadığını anlamak için uygun fiyatlı dolma kalemleri araştırmaya başlamıştım. Bu araştırmalarım sonucu belirlediğim anahtar noktaları sizlerle de paylaşmak isterim.

Yazının devamını oku »

Reklamlar

Sorento ile geçen 1 yıldan sonra sıra geldi diğer eksiklere… Biliyorsunuz aslında bir motosiklet kullanıcısıyım ve 2008 yılında yaptığım motosiklet kazasından sonra motosikletsiz kaldığım dönemde offroad’a merak salmıştım. Haliyle benim için otomobiller ve 4×4’ler ikinci sırada geliyor. 🙂 Kıştan kışa bindiğimi de varsayarsak, eksikleri tamamlamak için neden 1 sene beklediğimi açıklar sanırım.

Sorento’ya (nam-ı diğer Sorentosaurus) tavan sepeti uygulaması için uzun zamandır araştırma yapıyordum. Nasıl karar verdiğimi ve nereden satın aldığımı paylaşarak sizlere yardımcı olmak isterim.

Yazının devamını oku »

Hani birçoğumuz “dinlenecek sadece bir hafta sonumuz var” diye serzenişte bulunuruz ya, işte hem yürüyerek yorulacak ancak aldığınız keyiften dolayı da kendinizi oldukça dinlenmiş hissedeceğiniz bir parkur Pürenli – Hera (Hira) ve Balıklı Yaylası… İstanbul’a yaklaşık 240 km uzaklıkta olan Hera Yaylası yürüyüşüne, önce Gölyaka’da alışveriş yaparak başlayabilirsiniz.

Yazının devamını oku »

Üniversite yıllarımdan bu yana (yaklaşık 20 yıldır), fırsat buldukça doğada oluyorum. Bazen motosikletle, bazen arabayla, bazen sadece sırt çantasıyla… Geçen yıllar bana doğada nasıl daha konforlu hareket edebileceğim konusunda tecrübe kattı. Örneğin doğada kot pantolonla gezmenin bana konfor sağladığını düşünürken, kışın yaptığım bir hiking (trekking’den farkını yazının sonunda paylaşacağım) sırasında ıslanan paçalarım neredeyse beni yürüyüşten soğutmuştu. İşte bu yazıda sizlere yeni bir doğa yürüyüşçüsünün kışın yürüyüş yaparken dikkat etmesi gereken kıyafet ve ekipman seçiminden bahsedeceğim.

Yazının devamını oku »

Evet evet, tam olarak salondaki kırmızı siyah kanepemden bahsediyorum. Ayda 1-2 kez bisiklete binip 10-15 km sürmek dışında herhangi bir spor faaliyetimin olmadığı bir dönemde “yaa acaba bisikletle kaç km yol yapıyorum, ne kadar hızlı gidiyorum” diye düşünerek bir spor saati almak istedim (Garmin Fenix 3). Sonra her Türkün doğal davranışı olan, “madem parasını verdik, iyice faydalanalım” mantığıyla başladım koşuya (benzer bir motivasyonu her şey dahil otellere gidip, o dahil olan her şeyi yemeye çalışan Türk insanında da görebilirsiniz)

Yazının devamını oku »

“Müslüm” filmi

Yayınlandı: 04 Kasım 2018 / Sinema

Uzun zamandır gezi ve motosiklet dışında yazı paylaşmıyordum. Fragmanından etkilenerek gittiğim “Müslüm” filmi yazısı ile biraz farklı bir şeyler yazmak istedim.

Öncelikle, birçoğunun aksine bu tür abartılı olarak övülen filmlerde genelde beklentilerim düşük olur. Bazı filmler medyada ve sosyal medyada o kadar çok övülür ki, beklenti yükselir ancak izlendikten sonra ise büyük bir fiyasko olur. Bu filmde baştan düşük bir beklentiyle gitmemden ötürü olsa gerek filmi bazı açılardan gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Yazının devamını oku »

2006’dan bugüne motosikletlerim

Yayınlandı: 22 Ağustos 2018 / Modeller, Motosiklet

Bugüne kadar sıralama yaparken zorlanmadığım ancak sayısı arttıkça hikayeleri de artan motosikletlerim hakkında bir yazı yazmak istedim. Bu yazının temel amacı, hafızamda tuttuğum birçok hikayeyi yazıya dökerek hafızamda yer açmak 🙂 Bu nedenle motorcu kişiliğim hakkında bir merakınız yoksa sanırım sizin için sıkıcı bir yazı olacaktır.

2006 yılının bir Şubat ayında, askere gitmeme henüz birkaç ay kala bir arkadaşımla birlikte satın alarak eve getirdiğimiz Honda CBR125R ile başladı maceram. Ailemden gizli ehliyet alabilmiştim, ancak kask, mont, eldiven vs. pek saklanacak gibi değillerdi ve benim motosiklet işine iyiden iyiye ısındığımı anlamışlardı. “asker dönüşü motosiklet alırım” cümlem, bugün son aldığım motosikletteki “bayram sonrası alırım” gibi sadece bir cümleden ibaret kalmıştı. Yazının devamını oku »