0

İstanbul’dan çıkıp birkaç günlüğüne Bulgaristan’a geçmek istiyordum. Planın başında amaç biraz motosiklet sürmek, biraz da kafa dağıtmaktı. Ama rota şekillendikçe işin içine tarih, anıtlar, dağ yolları ve birkaç beklenmedik durak daha girdi.

İlk geceyi sınırı geçtikten sonra Svilengrad’da geçirdim. Ertesi sabah ise rota beni Buzludzha’ya, oradan 5005 numaralı dağ yolu üzerinden Shipka’ya ve sonrasında Sofya’ya götürdü.

Bu kısa turda bir yandan Balkan Dağları’nın güzel yollarını sürerken, diğer yandan Bulgaristan’ın çok farklı dönemlerine dokunan yerler gördüm. Dimitar Blagoev Anıtı ve Buzludzha ile sosyalist dönemin izlerine, Shipka’da 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın önemli hatıralarına, Tomb of Seuthes III’te ise yaklaşık 2.300 yıl öncesinin Trak dünyasına gittim.

Buzludzha özellikle etkileyiciydi. Dairesel ana yapı birlik ve eşitlik fikrini simgeleyecek şekilde tasarlanmış; yukarı doğru yükselen kule ise ilerleme ve ideolojinin yön gösterici gücünü temsil ediyor. İçerisi zamanında dev mozaiklerle kaplıymış. Shipka tarafı ise bambaşka bir tarih katmanı sunuyor; savaş alanı, anıtlar ve kilise aynı coğrafyada birbirine bağlanıyor.

Kısacası ortaya sadece bir motosiklet turu değil, aynı zamanda birkaç bin yıllık tarihin içinden geçen kısa bir yolculuk çıktı.

Aşağıdaki videoda rotayı, gördüğüm yerleri ve yol boyunca yaşadıklarımı toparladım.

 

Ücretsiz Discord Çevirmeni

Posted: 28th Mart 2026 by onurozdemir in Bilişim, Pratik Bilgiler
0

Bir süredir bazı kripto analizi hesapların Discord kanallarını takip ediyordum. Sonra aklıma buradaki kanallarda farklı dillere yazılanların dilini yine istediğimiz dile çeviren bir Chrome eklentisi yazmak geldi.

Aşağıda tamamen ücretsiz bir şekilde bu uygulamayı indirebilirsiniz.
İndirdikten sonra puanlarsanız süper olur.


Sevgiler.

2

Daha önce kaleme aldığım “Supination” – “Pronation” – “High Arch” – “Flat Foot” ve türevleri ve Hangi ayağa, hangi koşu ayakkabısı? yazılarımda New Balance 1260v5 modeli seçimime giden yoldan bahsetmiştim.
Bugün, bu ayakkabılarla 800 km’den fazla koştum ve artık değiştirme zamanı geldi. Bu nedenle hem bu yazılara bir güncelleme olması, hem de benim gibi karar aşamasında sorun yaşayanlar için fikir vermesi açısından yeni bir yazıyla karşınızdayım.

Koşu ayakkabısı seçmek sadece ayak numarasına ya da markaya bakmakla olmuyor. Hele ki benim gibi “yüksek ark ama içe basan” biriyseniz, internetten bulduğunuz bilgiler sizi daha da çok kafanızı karıştırabilir. Bu yazı hem benim yaşadığım deneyimi hem de şu anda piyasadaki güncel koşu ayakkabılarını kapsayan bir rehber niteliğinde.

Yazının devamını oku »

0

Google Haritalar’da bir yere yakınlaştığımızda görüntü düzelmiyorsa yapmanız gerekenler bu videoda.

0

Ben Cohen ile Jerry Greenfield ortaokul ve liseyi birlikte okuyan iki arkadaştı. 27 yaşlarına geldikleri 1978 yılına kadar her ikisi de iş hayatlarında başarısız olmuşlardı. O yıl birlikte iş yapma fikirleri doğduktan sonra girdikleri bir mutfak malzemesi dükkanında hayatlarının değişeceğini bilmiyorlardı.

Yazının devamını oku »

0

1928 yılında, Cumhuriyetimiz henüz bir bebekken, İzmir Kemeraltı’nda İsmail Hakkı Ulukartal tarafından bir makarna fabrikası kuruldu: Kartal Makarnası. Bu fabrika başlangıçta yılda 15 ton üretim yapmaktaydı. Daha sonrasında şirket yönetimi, bugün bahsedeceğim pazarlama başarısının mimarlarından olan Ali Ulukartal’a geçti.

1990’lara geldiğimizde Kartal Makarnası her ne kadar en eski makarna fabrikalarından biri olsa da, Nuhun Ankara Makarnası (1951) – Filiz Makarnası (1974), rekabetçi gücünü kaybetmekte hatta batmak üzereydi.

Yazının devamını oku »

0

Bir süre önce Starbucks’tan bir Americano aldım. Uzun zamandır gitmediğimden olsa gerek artık elle yazılmış isimlerin yerini basılı bir kağıt aldığını gördüm. Bir anlamda bu “arkadaşlar biraz daha düzgün yazalım okuyamıyoruz” diyen bir servis görevlisinin şikayetini ortadan kaldırsa da pek çoğunun yanlış yazılan isimlerle dalga geçen story’ler atmasını ya da arkadaş ortamında “bana geçen X Bey diye seslendiler” sohbetlerini yapmasına engel olmuştur diye düşündüm.

Düşüncelerimin daha büyük boyutlu sonuçları olduğunu (elbette ki bu durumun etkisi değil) kısa bir araştırma sonrası gördüm: Starbucks son çeyrek kazanç raporunda, aynı mağaza satışlarında %4’lük bir düşüş (ikinci en büyük pazarı olan Çin’de %11) dahil olmak üzere hayal kırıklığı yaratan sonuçlar açıkladı. Bu raporun piyasalara etkisi de yine büyük oldu.

Yazının devamını oku »

0

Bir kişi bile ölse eksilirim ben

Tüm insanlığın parçasıyım dedim ya

Sorma her seferinde

Çanlar kimin için çalıyor diye”

İngiliz şair John Donne, bu sözleri söylediğinde dünyanın en ünlü yazarlarından birinin ölümsüzleşecek eserine esin kaynağı olacağını tahmin edebilir miydi bilinmez, ancak bu sözlerin etkisiyle ortaya çıkan eser filmlere, başka kitaplara ve hatta ünlü metal müzik grubu Metallica’ya bile ilham olmuştur.

* Eskiden kiliselerdeki çanlar vaftiz, ölüm, nikah gibi törenlerin yanı sıra savaşta zafer kazanmak gibi önemli olayların duyurulmasında da kullanılıyordu

Yazının devamını oku »

0

Takvimler 23 Haziran 1912’yi gösterdiğinde Londra’da doğan bir bebeğin, büyük bir savaşın ve hatta dünya tarihinin seyrini değiştireceğini kimse bilmiyordu. Alerjileri nedeniyle bisiklete binerken gaz maskesi takan, kahve fincanı çalınmasın diye onu kalorifere zincirle bağlayan, sıkıldıkça 40 km koşup gelen bu adam, bütün tuhaflıklarına rağmen zamanının çok ötesinde fikirler üretti.

Yazının devamını oku »

Ekibim neden sessiz?

Posted: 13th Haziran 2024 by onurozdemir in Satış, Pazarlama ve Kişisel Gelişim
0

Birçok yönetici (belki de hepsi) kendini “ulaşılabilir, egosu düşük ve farklı bakış açıları konusunda anlayışlı” olarak tanımlar. Hatta öyle ki toplantılarda “nerelerde yanlış yaptığımızı söyleyin ve birlikte düzeltelim” diyerek ekibini teşvik etmek ister. Ama sonuç pek de beklediği gibi olmaz, çıt çıkmayan pek çok toplantıya tanık olur.

Yöneticiler tarafından ekibin neden sessiz kaldığını anlamadan “hadi fikrinizi söyleyin”, “birkaç öneri sunun” vs. gibi cümleler kurmanın aslında kimseye bir faydası yoktur. Bunun yerine yöneticiler, çalışanların farklı bir perspektif sunma veya şirketin stratejik yönü hakkında bir endişeyi dile getirme gibi konularda neden konuşmadığını engelleyen bireysel ve sistemik sorunları düşünmelidir. Bu sorunlar arasında sessiz kalmanın “saygı” zannedilmesi, yöneticiler ve çalışanlar arasındaki güç farklılıklarının keskin olması ve sessizliğin birçok insan için iş yerinde bir hayatta kalma stratejisi olması yer alabilir.

Yazının devamını oku »