İstanbul’dan çıkıp birkaç günlüğüne Bulgaristan’a geçmek istiyordum. Planın başında amaç biraz motosiklet sürmek, biraz da kafa dağıtmaktı. Ama rota şekillendikçe işin içine tarih, anıtlar, dağ yolları ve birkaç beklenmedik durak daha girdi.
İlk geceyi sınırı geçtikten sonra Svilengrad’da geçirdim. Ertesi sabah ise rota beni Buzludzha’ya, oradan 5005 numaralı dağ yolu üzerinden Shipka’ya ve sonrasında Sofya’ya götürdü.
Bu kısa turda bir yandan Balkan Dağları’nın güzel yollarını sürerken, diğer yandan Bulgaristan’ın çok farklı dönemlerine dokunan yerler gördüm. Dimitar Blagoev Anıtı ve Buzludzha ile sosyalist dönemin izlerine, Shipka’da 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın önemli hatıralarına, Tomb of Seuthes III’te ise yaklaşık 2.300 yıl öncesinin Trak dünyasına gittim.
Buzludzha özellikle etkileyiciydi. Dairesel ana yapı birlik ve eşitlik fikrini simgeleyecek şekilde tasarlanmış; yukarı doğru yükselen kule ise ilerleme ve ideolojinin yön gösterici gücünü temsil ediyor. İçerisi zamanında dev mozaiklerle kaplıymış. Shipka tarafı ise bambaşka bir tarih katmanı sunuyor; savaş alanı, anıtlar ve kilise aynı coğrafyada birbirine bağlanıyor.
Kısacası ortaya sadece bir motosiklet turu değil, aynı zamanda birkaç bin yıllık tarihin içinden geçen kısa bir yolculuk çıktı.
Aşağıdaki videoda rotayı, gördüğüm yerleri ve yol boyunca yaşadıklarımı toparladım.




“Bir kişi bile ölse eksilirim ben
Takvimler 23 Haziran 1912’yi gösterdiğinde Londra’da doğan bir bebeğin, büyük bir savaşın ve hatta dünya tarihinin seyrini değiştireceğini kimse bilmiyordu. Alerjileri nedeniyle bisiklete binerken gaz maskesi takan, kahve fincanı çalınmasın diye onu kalorifere zincirle bağlayan, sıkıldıkça 40 km koşup gelen bu adam, bütün tuhaflıklarına rağmen zamanının çok ötesinde fikirler üretti.
Birçok yönetici (belki de hepsi) kendini “ulaşılabilir, egosu düşük ve farklı bakış açıları konusunda anlayışlı” olarak tanımlar. Hatta öyle ki toplantılarda “nerelerde yanlış yaptığımızı söyleyin ve birlikte düzeltelim” diyerek ekibini teşvik etmek ister. Ama sonuç pek de beklediği gibi olmaz, çıt çıkmayan pek çok toplantıya tanık olur.