13 gün… Dile kolay… 70 metre derinlik ve 30 cm genişlikte, çoğu zaman karanlıkta… Ama hiç neşesini kaybetmeden, her şeyi oyun sanarak, belki de kurtarılacağını bilerek… Günlerdir adeta bir Kuzey Avrupası ülkesinde yaşıyor gibiydik. Her yerde küçük köpeğin kurtarılması mücadelesi konuşuluyor ve belki de ilk defa başkanlık sistemi kadar gündemi meşgul eden başka bir konumuz […]
Archive for the ‘Deneme Yazıları’ Category
Doğum günümü kutlayan (ya da en azından kutlamayı aklından geçiren 🙂 ) tüm arkadaşlarıma ithafen… “Ocak doğumlu olmak” Zordur. Soğuktur. Kıştır hani… Kasvetlidir muhtemelen biraz da…
“Yabancılaşma nedir” sorusunu cevaplamakla başlayalım konuya. Sosyolojik yanı ile ilgileneceğimiz “yabancılaşma” kelimesinin tanımını şu şekilde yapmamız mümkün: “Belli tarihî şartlarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin, bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen olan unsurların değişik biçimde kavranması”. Konuya geçmeden önce hemen “aşk”ın da sözlük tanımını yapalım: “Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu”
Hangi Atatürk? Kimininki kalpaklı kiminki fraklı, kimi sert kimi güler yüzlü… Herkes kendine göre bir Atatürk portresi çiziyor. Peki bunların hangisi gerçek Atatürk? CAN DÜNDAR 07 Kasım 2003 Cuma : MİLLİYET
Bu vapur hangi karşıdan hangi karşıya gider diye düşünüyordum. Hakkari’den Ankara’ya oradan da İstanbul’a savrulan zihnime sığmıyordu bu karşı lafı. İstanbul’da kim kime niçin karşı konusu bir tarafa, coğrafi olarak herkesin karşı kıyıya “karşı” dediği (savaşlarda iki tarafın da birbirine düşman demesi gibi) bu şehrin rutubetiyle ilk tanışma anını yaşadığım için hangi karşıdan hangi karşıya […]
Bu başlığın konusu “bulunduğumuz tarihe en yakın kim aşık oldu” gibi bir şey değil. Sadece her sevgilide yeni bir aşka mı başlıyorsunuz, yoksa aşkınız aynı da sadece başrol oyuncuları mı değişiyor bunu sorgulamanızı sağlamak istiyorum. Bir gün gelir, biriyle tanışırsınız ve “işte aradığım sevgili” dersiniz kendi kendinize veya zaten tanıdığınız birisidir bu şahıs, siz sadece […]
Ortaokulun adı fen bilgisi olan ve nihayetinde bana işkence gibi gelen derslerinde kulağımda bir walkman kulaklığı ile tanıdım onu. Daha doğrusu zaten tanıyordum, adını bilmeye ve resmini görmeye tanımak denirse. Sol kulağıma taktığım kulaklıktan kulağıma üç kere “dostum” kelimesi söylenmişti öğretmenin sindirim sistemini anlattığı sırada. Bir an için imam kulağıma sesleniyor sandım ama sonradan öğretmenin […]
“Yabancılaşma nedir” sorusunu cevaplamakla başlayalım konuya. Sosyolojik yanı ile ilgileneceğimiz “yabancılaşma” kelimesinin tanımını şu şekilde yapmamız mümkün: “Belli tarihî şartlarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin, bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen olan unsurların değişik biçimde kavranması”. Konuya geçmeden önce hemen “aşk”ın da sözlük tanımını yapalım: “Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu”
Hayatın “tek mi çift mi” oynadığı zamanlarda inadına çift diye bağırırdım. “Tek” beni çok korkuturdu çünkü. Oysaki alışmıştım artık tek olmaya, çoklar arasında. “Yalnız insan” ne demektir? O an için etrafına baktığında kimseyi göremeyen mi, yoksa etrafında birileri olduğu halde onu başka şeyler düşünmekten alıkoyacak bir gücün olmaması mı? İşte yine yalnızım… Var olduğu halde […]
Senden sonra… Nedir senden sonra? Alkolünde az miktarda kana rastlanması mı, ve sonucunda umut denilen düz çizgide doğru düzgün yürüyülememesi mi? Doğru da düzgün de seni bilirdim hayatımın en güzel yıllarında. Güzeldi çünkü bir çok duyguyu anlamlandırabildiğim bir yer vardı. Ah o gözlerin… Mavinin gökyüzünden sonra en çok yakıştığı yerdi gözlerin.