0

Çalışma hayatım boyunca meslektaşlarımdan ve yöneticilik yaptığım zamanlarda bana bağlı olan çalışma arkadaşlarımdan duyduğum bir cümledir “bu belirsizlik beni öldürüyor”…

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gündemin ve ekonomik koşulların sıkça değişmesi şirketlerin de daha tahmin edilebilir olması gereken konularda stabil olmamasına neden oluyor. Dolayısıyla eğer bir Türk şirketinde çalışan bir Türk iseniz “bu belirsizlik” birçok yerde karşınıza çıkacak demektir.

Çalışanlar çoğu zaman belirsizliğin direkt muhatabı olmasa da ve hatta onlarla alakası olmasa da belirsizliğin kendilerini etkilediğini ifade ederler. Örneğin şirketin bir başka şirketi satın alacak olması ya da şirket içerisinde yeni ve büyük bir birim kurulacak olması her ne kadar bu konularda etkilenmeyecek de olsa bazı çalışanları huzursuz eder.

Yazının devamını oku »

0

Son zamanlarda günlerimiz şöyle geçiyor; önce yapay zekanın yaptıklarına şaşırıyor, ardından alışıyor sonra çıkan yeni özelliklere tekrar şaşırıyoruz. Ancak arka planda akıllardaki soru hep aynı: “bir gün işimi kaybedecek miyim?”

“Yapay zeka çok sayıda insanın işini kaybetmesine neden olacak mı?” sorusuna birçok ekonomist “hayır” yanıtı vermekte. Eğer teknoloji insanları kalıcı olarak işsiz bırakıyorsa o zaman neden yüz yıllarca süren yeni teknolojilerden sonra hala bu kadar çok iş kaldı? Onlara göre yeni teknolojiler ekonomiyi daha üretken hale getiriyor ve insanların yeni alanlara girmelerine olanak sağlıyor. Ancak nerdeyse her hafta yapay zeka temelli yeni bir modelin ve aracın piyasaya sürülmesi bu fikir birliğini de sarsıyor.

Yazının devamını oku »

0

Son zamanlarda sıkça şirket satın alması ya da birleşmesi haberleri okuyoruz. Kısaca M&A dediğimiz bu işlemler neden yapılır diye sorduğumuzda genellikle büyüme ve genişleme hedeflerini hızlandırmak, maliyetleri düşürmek, pazar erişimini genişletmek yanıtlarını alırız. Örneğin kaliteli otomobil lastiği üreticisi bir firma, daha ekonomik lastikler üreten bir başka üreticiyi satın alarak farklı bir pazara ya da segmente giriyor olabilir (Bridgestone & Firestone örneği gibi).

Yazının devamını oku »

0

20 yıla yaklaşan çalışma hayatımda en büyük olmasa da en kritik sorunlardan biri de “bir yere varamayan” toplantılar.

Fark ettim ki saha toplantıları nispeten daha sonuç odaklı ancak özellikle genel müdürlük birimlerinde yapılan toplantılardan çoğu zaman “sonraki toplantıda devam edelim” şeklinde birkaç notla ayrılıyoruz. Yani toplantıya üzerinde konuşulacak 3 madde ile giriyorsak, uzun tartışmalar sonunda 1 maddeyi sonuca bağlıyoruz. Sonraki toplantıya kalan 2 madde üzerine bir sonraki toplantıda yeni 3 madde ekleniyor ve bu kez sonuca bağlama oranımız 1/5 oluyor. Birkaç hafta sonra o kadar çok konu birikiyor ki, ilk konular artık güncelliğini yitirmiş oluyor ve belki bize o dönem fırsat yaratacak olan kritik konular artık konuşulacaklar listesinden siliniyor.

Yazının devamını oku »

0

Bir süredir eşya kiralama girişimlerini takip ediyorum. Sevgili Basak Baykan ‘ın yönetimindeki kiralarsın ve rakipleri arasındaki Kiralabunu, Varsapp, Ortak  … Hepsinin temelde “manevi” amacı (maddi olan elbette ki karlı bir iş modeli sunmak) sürdürülebilirlik konusuna katkıda bulunmak. Bence dünyadaki örneklerinden de göreceğimiz gibi gayet vizyoner bir bakış açısı. Peki Türk insanı buna hazır mı?

Çeşitli finansal araçlarda milyonlarca lira paranız olsa da eğer bir eviniz yoksa çevrenizin gözünde “yıllardır çalışıyor ama bir ev bile alamadı” olarak görülmek ya da bir otomobil satın almak yerine araç kiralamayı tercih ettiyseniz çevrenizde buna “boşa giden para” gözüyle bakılması maalesef kültürümüzün zayıf noktalarından biri (Sevgili Eren Alkış ‘ın söylediğine göre bir otomobil ömrünün yaklaşık %90’ını kapı önünde durarak geçiriyormuş).

Yazının devamını oku »

0

İlk arabam olan ’98 Land Rover Discovery 3.9 V8’den bu yana içimdeki arazi taşıtı sevgisi hiç azalmadı. Bugüne kadar onlarca araca sahip oldum ancak sadece 3 tanesi (Discovery, Sorento, Navara) 4×4 olmuştu. Bunların da her birinin birtakım özellikleri sebebiyle satmam gerekti.

Sadece hafta sonları müsait olan bir beyaz yakalı olarak özellikle kış hafta sonlarını verimli geçirmek adına tekrar bir 4×4 almak istedim. Bu noktada eski model ve sanayiyi sık ziyaret etmeme neden olacak 4×4’lerle (Grand Cherokee 3.0CRD, Land Rover Discovery 2 TD5, Audi Q5 2.0 TDI vs.) yeni model şehir SUV’leri arasında seçim yapmam gerekiyordu (Hyundai Tucson, Kia Sportage, VW Tiguan vs.).

Yazının devamını oku »

Selam Dünya, Selam Bubi!

Posted: 11th Aralık 2023 by onurozdemir in Bilişim, Programlar
0

Selam Dünya! Genelde blog yazılarının ilki böyle başlar ancak ben ara verdiğim blog’uma tekrar dönerken kullanmak istedim bu girişi. Özellikle yüksek lisans dönemimde blog’uma çok fazla önem veremedim, ancak hem bitirme ödevi projem hem de yıllardır aklımdaki fikir olan Bubi App’i yayınlayınca “neden bu haberle dönmeyeyim ki” dedim.

Yıllarca global versiyonlarını kullandığım “seyahat paylaşımı uygulaması” fikrini Türkiye için ortaya çıkarmak gibi bir hayalim vardı. Geçtiğimiz dönemde çalıştığım kurumun “kurum içi girişim projesi” programında seçilmiş ve devam edilmesi için gerekli teşviki (ve gazı) almıştım.

Yazının devamını oku »

Girişimim ve ilk podcast konukluğum

Posted: 12th Ekim 2023 by onurozdemir in Bilişim, Bilişim Haberleri
0

Bir süredir iş yoğunluğum nedeniyle blog’umu boşlamak zorunda kaldım. Boş boş takıldığım düşünülmesin isterim; çünkü bu süreçte Özyeğin Üniversitesi’nde Executive MBA eğitimimi tamamladım, paralelde de kurum içi girişimcilik projem olan www.taksitmarket.com ile ilgilendim.

Kurumumuzdan ufak da bir yatırım alan Taksit Market için geçtiğimiz günlerde Fibabanka’yla Alışılmışın Dışında podcast kanalına katıldım. Benim için gerçekten keyifli bir deneyimdi, çünkü Taksit Market’te neler yaptığımızı tek seferde birçok kişiye ulaştırma şansı yakaladım.

Aşağıda bağlantısını bıraktığım podcast’i dinledikten sonra, kurum içi girişimcilik yolunda sorularınız olursa seve seve yanıtlarım.

Sevgiler.

Metaverse ve Moda

Posted: 16th Şubat 2022 by onurozdemir in Bilişim, Bilişim Haberleri
0

McKinsey bir süre önce “the state of fashion” adında bir rapor yayınladı. Bu rapora göre; modanın metaverse’e girmesi, markalar için tüketici etkileşiminde yeni yollar ve gelir artışı sağlıyor.

İşte rapordan bazı notlar:

Yazının devamını oku »

0

Arazi için araç hazırlamak isteyen birçok kişinin, önce lastikleri genişletmeye başladığını görüyorum. Ancak buradaki dezavantajlardan bahsetmek gerekir.

Geniş tabanlı lastiğin dezavantajları:

  1. Sürtünme arttığı için artan yakıt tüketimi
  2. Yüzey genişlediği için özellikle ıslakta ve buzda kayma eğilimi.
  3. Çamurda sert zeminle teması engellediği için tutunma

Bu kadar dezavantaj varken neden geniş taban lastik takıp da offroad aracı yapıldığı düşünülüyor? Geniş tabanın en etkili olduğu yer, batmayı engellediği için kum zeminler. Bunun dışında karda ve çamurda taban genişliği dar tercih edilir ki ağırlığın yüzeye aktarıldığı alan daralsın ve tutunma artsın.

Yanlış bilgilerin önüne geçmek için hazırlanmış tabloyu yazıma ekliyorum. “Lastik havasını indirmek tutunmayı arttırır” gibi bilimsel olmayan bir inanış var. Buradaki tabloda, her bir negatif basınç değişiminde yere olan basıncın ne kadar azaldığını görebilirsiniz. Deniz kenarı gibi kum zeminler dışında, lastik basınçları daima tam olmalıdır.