Birçok yönetici (belki de hepsi) kendini “ulaşılabilir, egosu düşük ve farklı bakış açıları konusunda anlayışlı” olarak tanımlar. Hatta öyle ki toplantılarda “nerelerde yanlış yaptığımızı söyleyin ve birlikte düzeltelim” diyerek ekibini teşvik etmek ister. Ama sonuç pek de beklediği gibi olmaz, çıt çıkmayan pek çok toplantıya tanık olur.
Yöneticiler tarafından ekibin neden sessiz kaldığını anlamadan “hadi fikrinizi söyleyin”, “birkaç öneri sunun” vs. gibi cümleler kurmanın aslında kimseye bir faydası yoktur. Bunun yerine yöneticiler, çalışanların farklı bir perspektif sunma veya şirketin stratejik yönü hakkında bir endişeyi dile getirme gibi konularda neden konuşmadığını engelleyen bireysel ve sistemik sorunları düşünmelidir. Bu sorunlar arasında sessiz kalmanın “saygı” zannedilmesi, yöneticiler ve çalışanlar arasındaki güç farklılıklarının keskin olması ve sessizliğin birçok insan için iş yerinde bir hayatta kalma stratejisi olması yer alabilir. Yazının devamını oku »







