Araç telefon tutucuları

Yayınlandı: 18 Mart 2020 / Otomobil

Her araç değiştirdiğimde ilk aklıma gelen “acaba bu araca uygun telefon tutucu hangisi” sorusu oluyor. Havalandırma menfezlerinin şekil farklılığı, ön camın koltuğa olan uzaklığı vs derken maalesef bir aracınki diğerine olmuyor.

Bu yazımda sizlere telefon tutuculardan bahsedeceğim. Yazının devamını oku »

Cabrio araçlarda tente temizliği

Yayınlandı: 17 Mart 2020 / Otomobil

İlk defa cabrio bir aracım olduğu için tahmin edersiniz ki tenteye ilişkin her şeyi araştırdım. Tente mekanizmasının bakımı nasıl sağlanır, mekanizma nasıl kontrol edilir, bir sorun olduğu nasıl anlaşılır, temizliği nasıl yapılır…

Özellikle temizlik ve su geçirgenliği konusu kritik ve diğerlerine nazaran daha sık kontrol edilmesi gereken bir konu olduğundan işe buradan koyuldum. Yazının devamını oku »

Kısa bir süredir sahibi olduğum 2015 model Seat Leon’u, DSG’ye (Volkswagen grubun çift kavramalı şanzımanı) alışamadığım için değiştirmek istiyordum. Ayrıca yine hedefimde mümkünse arazi ve patika sürüşlerim için 4×4 bir SUV vardı.

Yazının başlığına baktığınızda “ne alaka” diyeceksiniz. Yaşadığım kafa karışıklığının benzerini yaşayanlar için bir “otomobil satın alım yazısı” yazmak istedim. Bakalım ne alakaymış 🙂

Yazının devamını oku »

2013 yılında Merida bisiklet henüz ülkemizde yeni yeni duyulmaya başlamışken, TFS 300 model bir dağ bisikleti alarak dönüş yapmıştım spor amaçlı bisikletçiliğe. Uzun yıllar önce kullandığım kendime ait son bisiklet olan BMX’ten sonra (evet evet 90’larda çocuk olmak karakteriyim ben de) gerçek anlamda iyi bir bisikletle dağ tepe gezmeye başlamıştım. İstanbul’a taşındıktan sonra “burada dağ tepe bulmak zor” diyerek yol bisikletine geçiş yapıp da Merida’mı elden çıkardığımda geçen yılların Merida’yı nasıl da pahalı bir marka haline getirdiğini yakından hissettim. Öyle ki Merida marka yol bisikletlerini almak için bütçem yetersiz kalıyordu. Hatta sırf bu sebeple ilk yol bisikletimi sıfırdan kendim topladım diyebiliriz ( Adım adım bisiklet yükseltme: BTwin Triban 3 ).

Geçtiğimiz yıl yaz aylarında artık kendi topladığım bisikletten de ayrılacak ve tıpkı 2013’teki Merida gibi, pazarda tekrar var olma çabasında olan Peugeot ile yeni bir Merida vakası yaratmaya çalışacaktım. Bakalım geçen 9 ayda başarılı olabilmiş miyim? 🙂

Yazının devamını oku »

Uzun zaman oldu karavanım hakkında yazmayalı. Yaklaşık 2 ay süren yapım çalışmaları, ruhsatın değişmesi (onu ileride anlatacağım) falan derken şimdi fırsat bulabiliyorum. Bu yazımda size karavan şirketleri ile olan görüşmelerimi ve sonunda neye karar verdiğimi aktaracağım.

Yazının devamını oku »

Elimden geldiğince çocuk, doğa, hayvan hakları gibi derneklere bağış yapıyor(d)um. Her bağış sonrası içimi muhteşem bir huzur kaplıyor, “bir yerlerde” “bir şeylerin” düzeltilmesine katkıda bulunduğumu düşünüyor(d)um. Hatta birkaç yıldır sağlık için yaptığım 10 kilometre koşularında bugüne kadar çeşitli dernek ve vakıflar adına koşarak onlar adına bağış topladım.

2019 yıl sonunda yine bu blogda detaylarını bulacağınız Amasya Suluova’da bizzat gerçekleştirdiğim yardım kampanyasından sonra tüm dernek ve vakıflara olan bakışım değişti (aslında birkaç yıl önce Van için düzenlediğim kıyafet kampanyasında da hemen hemen benzer hislerdeydim).

Yazının devamını oku »

Gerek geçmişte otomotiv sektöründe çalışmış olmam, gerekse motorlu araçlara ilgim nedeniyle biraz sık araç alıp satıyorum (hiçbirini kar amaçlı yapmadığımı da belirteyim 🙂 ). Araç derken otomobil, arazi aracı, panelvan, motosiklet ve scooter olarak hepsini sayabiliriz (en son bir VW Caravelle’den karavan yaptım mesela 🙂 ). Farklı araç türlerini tatmak beni mutlu ediyor.

Kullandığım ya da ilgilendiğim araçların forumlarını ve Facebook gruplarını takip etmeyi severim. Bu sayede hem araçlar hakkında bilinmeyenleri öğreniyorum, hem de yaşanan veya olası sorunların çözümlerini görüyorum. Bu forum ve gruplardaki en sık konuşulan konulardan biri de araçların fiyatlarının belirlenmesi. Birisi aynı marka ve model aracını satış için gruba koyduğunda, aynı araca sahip olanlar “kardeş aracın piyasasını düşürme, senin araç en az 50 eder. Benimkini ben 60’tan ilana koyardım” derken, o araçtan arayanlar ise “sıfır fiyatını yazsaydın keşke, bu araç hiç o kadar eder mi” diyor 🙂 Çok kısa bir süre bu iki kişinin yerlerini değiştirdiğimizde emin olun araca sahip olan ikinci bir aracı hayatta o fiyattan almaz aksine günlerce pazarlık yapar. Araç arayan da o araç kendisinin olsa hayatta o fiyata satmaz, daha fazla ister.

Peki günümüzde (birçok ilan sitesinin ve sosyal medya gruplarının olduğu bugünlerde) araç piyasası nasıl oluşuyor? Araçların fiyatını kim belirliyor?
Yazının devamını oku »

Bir başka hata da Google Chrome’da birden bire oluşan “aw snap” hatası. Bu hata nedeniyle Google Chrome açılıyor ancak hiçbir siteye giremiyordu (Extensions, settings sayfaları dahil).

Yine günlerce süren çözüm araştırmalarım, onlarca install/uninstall çabalarım derken, hatayı nasıl çözeceğimi buldum. Yazının devamını oku »

Birkaç gün önce Vodafone’dan Turkcell’e geçmem gerekti, ancak bir anda 4G problemi ile karşılaştım. Telefon 3G’de iken internete bağlanabiliyor ancak 4G’de iken bağlanamıyordum. Ayrıca arama yapmak istediğimde otomatik olarak 4G’den 3G’ye geçiyor ve öyle arıyordu.

Birkaç gün boyunca forumlardan çözüm aradım ancak çözümden öte bu sorunu yaşayanların sorularını gördüm. Anlıyordum ki yalnız değildim…

Turkcell’i aradığımda “hattınızda sorun yok, telefonunuzun teknik servisine danışın” cevabı aldım. Kendi hattımı bir başka arkadaşımın aynı marka-model telefonuna takara denediğimde sorun yaşamadım. Bu arkadaşım daha önceden de Turkcell kullanıcısı olduğu için, sorunun geçişimle alakalı olmuş olabileceğini düşündüm.

Sorun hakkında biraz fikir sahibi olduktan sonra başladım telefonu kurcalamaya: Yazının devamını oku »

2020’nin ilk etkinliğinde “kar bize gelmiyorsa, biz kara gidelim” dedik ve Kuzuyayla’dan başlayıp, yaklaşık 1600 rakımdaki Kartepe Zirvesi’ne doğru bir yolculuğa başladık.

Bir önceki hafta yoğun tipi altında yapılan yürüyüşlerin aksine, bu hafta muhteşem bir hava karşıladı bizi. Öyle ki montlarımızın bize ağır geldiği yürüyüşte dönem dönem t-shirtlerimiz ile yürüdük.

1.30 metreye ulaşan kar kalınlığı, ilk defa bizim tarafımızdan ayak basılan arazide bizi zorlasa da çeşitli yükseltilerde karşımıza çıkan meşe, kestane, kayın vb. ağaçların karla karışık görüntüsü bize bol bol fotoğraf malzemesi verdi.

Son olarak gelecek yıl takvimimize yine bu rotada bir kar yürüyüşü ekleyecek şekilde sözleşerek; sucuk ekmek eşliğinde etkinliğimizi noktaladık.

Siz de düzenlediğim etkinliklere katılmak isterseniz, OnurYollarda sosyal medya hesaplarından (Instagram, Youtube, Facebook, Twitter) etkinlik duyurularını takip edebilir veya BURADAKİ e-posta bültenime üye olabilirsiniz.

Doğada görüşmek üzere.