Prometheus’un Gezi Güncesi: Günübirlik Akçakoca

Yayınlandı: 16 Mayıs 2016 / Motosiklet, Motosikletli Gezilerim

13247794_10154161923113559_8703992837342466442_oHani çok güzel bir hafta sonu olacağını hafta içinden bildiğiniz zamanlar olur ya, hah işte tam öyle bir zamandı geçen hafta. Güzel bir plan ile en azından bir gün de olsa bir yerlere kaçmalıydım. Bu sırada imdadıma en son yaklaşık 8 yıl önce gittiğim Akçakoca yetişti.

Yakın mesafede, deniz kıyısında ve sakin… 

Akçakoca konum olarak Ankara’dan ve İstanbul’dan gelenler için tam ortada sayılır. Bu nedenle yıllardır görmediğim arkadaşım Özgür (Super Tenere 1200) ile buluşmaya karar verdik. Hem sohbet edecek hem de taze Akçakoca balıklarından yiyecektik.

Önce her zamanki gibi rotamı paylaşayım. Lütfen tıklayınız.

Bu rotayı saat yönünde yaptım, yani giderken Şile, Ağva, Kandıra, Kaynarca vs. şeklinde gittim. Özellikle bir yeri görmeye giderken yolu uzatmaya, dönüşte ise en kestirme yoldan gelmeye gayret ediyorum. Bu gezide de dönüşüm otobandan oldu._DSC0156

Gidiş rotasının en güzel yanı, her çeşit yol koşulunun bulunması idi. Köy yollarından ya da kimsenin uğramayacağı yollardan geçmenin yanı sıra, yeni yapılmış otoban benzeri yollar da bulunuyor güzergahta. Yol koşulları farklı da olsa, tüm yolların düzgün olduğunu belirteyim. Yani karşınıza öyle birden bire büyük çukurlar çıkmıyor, bazı yerlerde toprak da olsa en azından yol düzgün durumda oluyor.

Şile’ye kadar olan yolu İstanbullular bilir, sonrasında Ağva’ya ilerleyip merkeze girmeden sağdan Kandıra yoluna dönüyorsunuz. Bir süre sağ tarafınızda “Koca Dere” ile birlikte ilerliyorsunuz. Ardından Karasu’ya kadar yer yer virajlı, yer yer düzgün yollardan gidiyorsunuz ancak asıl güzellik Karasu’dan sonra başlıyor. Sol tarafınızda Karadeniz’i görerek Akçakoca’ya kadar ilerliyorsunuz.

1_halfAkçakoca’ya gelmişken mutlaka balık yemenizi öneririm. Balık için limanda bulunan balıkçıları tercih edebilirsiniz. Özgür’le ilçe merkezinde bir tesadüf eseri (ikimiz de farklı şehirlerden gelip aynı anda ilçeye girmişiz) buluştuktan sonra doğru limana indik. Limandaki balıkçılardan en sonda yer alan Hamsi Restoran’ı seçtik. Balıkları lezzetli ve tazeydi, bu nedenle öneririm sizlere de…

Günübirlik geldiğimiz için Akçakoca’da çok fazla duramadık. Görmek istediğimiz yerlerden olan Ceneviz Kalesi’nin tadilatta olduğunu öğrenip planımızdaki ikinci yer olan Fakıllı Köyü’ndeki Fakıllı Mağarası’na doğru yol aldık. Yine keyifli yollardan geçerek mağaraya vardık. Halen doğal özellikler taşıyan mağaranın içinde çeşitli yönlere giden galeriler, sarkıt ve dikitler var. Mağaranın havasının astım hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Mağaranın toplam uzunluğu 1 kilometre kadar, ancak elbette ki ziyarete açık olan kısmı bunun çok azı. fakilli

Hem Lübnan gezimdeki Jeita Mağarası, hem Kuzey Trakya turumdaki Dupnisa Mağarası, hem de bu Fakıllı mağarası bana mağara gezmeyi sevdiğimi hissettirdi. 🙂 Kimbilir belki bundan sonraki gezilerimde mağaraları dolaşırım sık sık 🙂

Fakıllı sonrası artık veda vakti gelmişti. Önce Düzce’ye ardından E5’e ve sonra otobana bağlanarak eve döndüm. Hafta orta-kısa mesafede bir yere gitmek ve taze balık yemek isterseniz Akçakoca seçenekleriniz arasında olsun. Bir önceki gidişimle arada geçen 8 yılda ilçe tanınmayacak kadar gelişmiş(!). Bu nedenle ne kadar erken giderseniz o kadar güzel!

Onur

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.