Beyrut (Beirut) Gezi Yazısı

Yayınlandı: 05 Nisan 2013 / Geziler

02.04.2013

Uzun zaman olmuş gezi yazısı yazmayalı. Birkaç sene evvel, motosikletimi satana kadar Türkiye’nin %40’ını gezmiş, bir kaza sonrası motosikletimi satmak zorunda kalmıştım. Tekrar alana dek ise otobüs ve sırt çantası ile gezmeye devam.

392745_10151494865233559_909409031_n

Bir spor sitesinin almış olduğu reklamlarda gördüm, “Beyrut 199 Euro”. O zamana kadar çok da merak etmediğim bu şehre karşı adeta vahiy inmiş gibi merak uyandı. Önce gezi programlarına, sonra gezilecek yerlerin daha önce çekilmiş fotoğraflarına baktım. Baktıkça daha da arttı gitme isteğim.

THY ve Pegasus sitelerinden uçak bileti fiyatlarına, booking.com’dan ise otel fiyatlarına baktım. Bu şekilde yapmak daha pahalıya geliyordu. Sonrasında birçok tur şirketi ile irtibata geçip, şehir merkezine en yakın oteli, en uygun fiyatla sunan bir şirketten tur satın aldım. 149 Euro’dan 249 Euro’ya ve hatta daha fazlasına uzanan seçenekler vardı. Ben Hamra bölgesinde bulunan 3 yıldızlı bir oteli seçerek 199 Euro’luk paketten aldım. Ancak kontenjanlarla ilgili bir sıkıntı olacak ki, birçok grubu karıştırıp aynı bölgedeki farklı otellere dağıttılar. Böylelikle 149 Euro satın alanlarla 249 Euro satın alanlar aynı otelde konakladılar. Yalnız burada dikkat etmek gerekir ki tur bedeli sadece yol + sabah kahvaltılı konaklamayı karşılıyor. Onun dışında ekstra turlar için daha fazla tutar ödemek gerekiyor.

Hazırlık aşamasında neredeyse internetteki tüm gezi yazılarını okudum ve notlar aldım. Ankara’da Beyrut haritası bulamadığım için Google Maps’ten bir harita kaydedip üzerine kendim noktalar koyarak gezilecek yerleri belirledim. Gezinin çoğunda turla gezmek zorunda kaldım ancak yine de son gün serbest takıldım ve harita + pusulamın çok faydasını gördüm.

388440_10151486253188559_2021362990_n480262_10151482345298559_703271371_n

Tur İstanbul’dan saat 09.00’da hareket edecekti ve işlemler için saat 06.00’da toplanılmasını istiyorlardı. Ankara’dan gece 23.30 otobüsüne bilet alarak Nilüfer Turizm ile yola çıktım. Nilüfer’i seçme nedenim, daha önceki Dubrovnik seyahatimde Sabiha Gökçen Havalimanı’na ve bu seyahatimde de Atatürk Havalimanı’na kadar ücretsiz servis hizmeti sunmasıydı.

İstanbul’a gidiş yolculuğum önce iki yaşlı amcanın talebi üzerine yerimi değiştirmem, host arkadaşın üzerime su dökmesi vs. gibi ufak olaylarla başladı. En güzeli de artık klasikleşmiş olan “kek mi, poğaça mı” sorusunu bana sormayıp direkt poğaçamı önüme koyduktan sonra arka koltuklara ilerlerken sormaya devam etmesiydi. Sanırım poğaça seven bir tipim var, oysa ben keke niyetlenmiştim 🙂

Esenler Otogarı’na vardıktan sonra servisle AHL’nin yolunu tuttuk. Tur yetkilileri biletlerimizi ve “bir sayfalık” Beyrut tanıtımı içeren zarflarımızı verdi. Daha önceki yurtdışı seyahatlerimde çok daha büyük kitapçıklar içeriyor ve daha zengin içerikli oluyordu bu zarflar. Hatta bir tur şirketi diş fırçası setine kadar vermişti.

İLK GÜN

Ekiple buluşuldu ve güzel bir yolculukla Beyrut’a ulaşıldı. Turla gitmenin dezavantajı olan kuyruklar bizi ilk olarak Beyrut Havaalanı pasaport kontrol noktasında karşıladı. Diğer ülkelerde gördüğüm kadarıyla Türkiye’deki havalimanlarından çok daha yavaş işliyor maalesef bu işlemler. Çaresiz 45 dakika kadar sıranın gelmesini bekledik.

Şimdi biraz Beyrut tarihi ile ilgili genel bilgi vereyim:

Lübnan da Türkiye gibi stratejik öneme sahip bir ülke. Beyrut uzun yıllar Ortadoğu ülkelerinin arka bahçesi gibi kullanıldığı için özellikle finans konusunda gerçekten gelişmiş. Daha önce Arap coğrafyasında bulunan Dubai’de bu kadar banka görmemiştim. HSBC ve ülkemize Odeabank adıyla gelen Bank Audi tanıdık gelen bankalardan.

_DSC0031

Uzun yıllar yarı yarıya Müslüman – Hristiyan halkların yaşaması sebebiyle şeriat ülkeye hiç uğramamış. Bu yüzden şeriatla yönetilen diğer Orta Doğu ülkelerindeki zengin kısım kaçamaklar için bu şehri tercih ediyor. Ne de olsa alkol ve kumara yasak yok burada. Şimdilerde Müslüman kesimin nüfus yüzdesi artıyor. Ülkede Şii, Sunni, Ortodoks, Katolik, Protestan, Durzi, Maruni vs. gibi yaklaşık 14 adet din/mezhep bulunduğu biliniyor. Şimdilerde pek bir çatışma görünmüyor ancak 1975-1991 yılları arasında yaşanan iç savaş çok can yaktı. Yine yaklaşık 200.000 insanın bu iç savaşta hayatlarını kaybettikleri tahmin ediliyor. Zaten şehrin her yanında iç savaştan kalma kurşun izlerinin bulunduğu harabe binalar, adeta ibret olurcasına şehir merkezinde duruyor. Holiday Inn Oteli de balkondan balkona çatışmaların yaşandığı bir otel ve Beyrut İç Savaşı’nın simgelerinden biri. Benzeri binaları Bosna Hersek’te de görebilirsiniz. Aşağıdaki diğer fotoğrafta da savaş zamanı patlatılan sinema salonu var.

_DSC0029_DSC0085

Lübnan İç Savaşı ile ilgili detayları pek çok internet sitesinden alabilirsiniz:
http://tr.wikipedia.org/wiki/L%C3%BCbnan_%C4%B0%C3%A7_Sava%C5%9F%C4%B1

Osmanlı Devleti 420 sene Lübnan’a hakim oldu ve ne zaman ki topraklar kaybedildi, Lübnan’da çatışmalar boy göstermeye başladı. Osmanlı’nın 420 sene hakim olduğu bu topraklarda çok az Osmanlı işaretlerine rastlansa da sadece 25 yıl elinde bulunduran Fransa, ülkeyi küçük Fransa haline getirmiş. Sokaklarda Fransız mimarisi göze çarpıyor ve Fransızca ülkedeki ikinci dil durumunda. Yeni neslin Fransızca’dan çok İngilizce’ye yakın olmaları da bizim gibi turistler açısından işi kolaylaştırıyor.

Şehirde görülen son büyük olay, ülke zenginlerinden Refik El Hariri’ye düzenlenen suikasttır. Ülkede o dönemde bulunan Suriye askerleri sebebiyle suç Suriye’nin üstüne kalmıştır. Fakat suikastten sonra Suriye’nin ülkeden çıkmak zorunda kalması da bunun kime yaradığı konusunda düşünülmesi gerekli olan bir konudur. Suikastte 1 tonluk TNT kullanılmış olup, patlamanın olduğu yerde 12 metrelik bir çukur oluşmuştur.Hariri için hazırlanan bir anıt var ancak şu an çadırla kaplı durumda. Muhtemelen pek yakında Lübnanlılar onun için daha düzgün bir anıt yapacaktır.

_DSC0018_DSC0022

ve Hariri’nin öldürüldüğü yer:

DSC08757

Şimdilerde Solidere adlı Hariri ailesine ait bir firma şehrin dört bir yanında konutlar inşaa etmekte. Bu şirketlerin başında ise oğlu Saad Hariri bulunmakta.

Hariri hakkında bilgiler için de yine pek çok siteden yararlanılabilir:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Refik_el-Hariri

http://tr.wikipedia.org/wiki/Saad_Hariri

Bir binanın üzerinde yer alan “Stop Solidere” yazısını başta ülkenin anti kapitalistlerinin astığını düşünsem de, bir başka şirketin yazdığını duyunca çok şaşırdım.

Solidere2

Ülkede sosyalist ve anarşistler de yok değil ama 🙂

_DSC0056_DSC0059_DSC0032

Beyrut hakkında bu kısa tarihi bilgiden sonra devam edelim:

Havalimanından çıktığımızda hava beklediğim gibi süperdi, gayet açık ve güneşli idi. İlk gün ücretsiz olarak sunulan panaromik gezimize başladık.

Beyrut’a gelen herkesin mutlaka gördüğü Güvercin Kayalıkları (Pigeon Rocks) ilk durak. Burası Beyrut’un Rouche ya da Corniche (korniş) adı verilen bir bölgesinde. Kıyı boyunca yürüyebileceğiniz ve yemek yiyebileceğiniz restoranlar burada. Hamra’dan yürüyerek 10 dakika kadar sürer. (Hamra’nın batısındaysanız daha az, doğusundaysanız biraz daha fazla sürebilir)

_DSC0012

Ardından fotoğraf açısından Hamra’ya göre daha zengin olan Downtown’a vardık. Roma Hamamı, Al Omar Cami, El Emin Cami, Martys Meydanı, Şehitler anıtı vs. gibi fotoğraf açısından daha zengin bir yer. Ara sokakları gezerek birçok fotoğraflanacak yer bulabilirsiniz.

Aşağıda fotoğrafı olan cami El Emin Cami’dir. İçerisindeki avizeler de Tayyip Erdoğan tarafından hediye edilmiştir:

_DSC0088_DSC0025

Place de Etoile turistik açıdan süper bir yer. Tam ortasında Rolex’in armağanı olan bir saat kulesini barındıran alan yıldız şeklinde sokaklardan oluşmuş ve birçok cafe ve dükkan var. Hemen yakında ise hoş tasarımlı bir alışveriş merkezi olan Souk Beirut var. Son gün Downtown’a kendi başıma tekrar geldiğim için yazının ilerleyen bölümlerinde detay vereceğim.

_DSC0047_DSC0038 _DSC0055_DSC0105 _DSC0106

İlk gün sonunda, couchsurfing sitesinden birkaç arkadaşla (1 Beyrutlu, 1 İtalyan, 2 İsviçreli ve 1 Türk) birlikte Hamra’da bir bara girdik. Yan yana üç bardan oluşan bir sokaktı, barın adı Big Shot. Müşterilerin yaşları 20-25 arası denilebilir. Daha sakin ve daha orta yaşa hitap eden bir bar isterseniz az daha ileride bulunan Prague gayet güzel bir tercih olacaktır. Bunlar dışında Hamra’da ara sokaklarda onlarca bar bulunmakta.

İKİNCİ GÜN

İkinci gün; Jeita Mağrası, Byblos ve Harissa gezisi vardı. Gezi 90 USD idi, daha önceki gezi yazılarımdan taksilerin 80 dolara götürdüklerini okumuştum. Bu durumda tek başıma gidersem avantajım olmayacaktı, ben de turla gitmeye ve bu sayede de rehberlerden bilgi almaya karar verdim.

İlk gittiğimiz yer Byblos. Fenikelilerin bir liman kenti olan Byblos’ta gerçek fosiller hediye olarak satılmaktadır. Yurtdışına çıkarken sorun olmaması açısından fosillerin yanında bir de sertifika veriyorlar. 50 dolar civarından başlıyor fiyatları.

_DSC0076 _DSC0086 _DSC0093 _DSC0097

Byblos’ta birçok balık restoranı var. Pahalı olduklarını duydum ancak manzaraları güzel. Ayrıca Byblos kalesi ve St. Jean Marc Maruni kilisesi de görülmeli. Bunun dışında bizim birçok Ege sahil kasabamız Byblos’tan daha güzel bence.

_DSC0068

İkinci adres Jeita Mağarası Dünya’nın yeni seçilecek harikalarından biri olmaya aday ve benim de Beyrut’ta en etkilendiğim yer. Fotoğraf çekmek yasak olduğu için içeride fotoğraf çekemedim ancak Dışarıdan birkaç fotoğrafla bilgi verebilirim. Jeita, Beyrut’un kuzeyinde yer alıyor. Jeita Grotto iki mağaradan oluşuyor. Park yerinden birinci mağaraya teleferikle ya da tren şeklindeki traktörlerle çıkabiliyorsunuz. Benim tercihim teleferik oldu.

_DSC0108

Jeita Grotto, içerisinde birçok dikit ve sarkıtın oluştuğu ve Amerikalı bir kaşif tarafından bulunan bir mağara. Aslında kilometrelerce uzunluğu var ancak 750 metrelik bir kısmı ziyarete açık. Yürüyüş yaparken mağaranın derinliğini gördüğünüzde gerçekten gözlerinize inanamıyorsunuz. (Turda yer alan yükseklik korkusu olanlar da inanamadılar 🙂 )

jeita-grotto_147690 jeita-grotto-lebanon-2

İkinci mağara ise sallarla geziliyor ve gezi alanı daha az. İkinci mağara çıkışında birkaç heykelin olduğu bir alan da var. Burada en üzüldüğüm şey maymun, sincap ve kaplumbağaların minicik kafeslere kapatılmış olmaları. Turistlere hoş görüneceğini düşünmüşler ancak inanılmaz dar kafesler.

_DSC0110 _DSC0114 _DSC0117 _DSC0121 _DSC0122

Daha sonra Lübnan’ı kucaklayan Meryem Ana’nın heykelinin olduğu Harissa’ya yola çıktık. (Harissa’dan önce yine klasik Lübnan yemekleri ile bir öğlen yemeği yedik).

Harissa’ya ister aşağıdan yukarı teleferikle çıkabilir, isterseniz de yukarıdan aşağı teleferikle inebilirsiniz. Biz otobüsle yukarı çıkıp, aşağı inişimizi teleferikle yaptık.

_DSC0134 _DSC0135

Tonlarca ağırlıktaki bu heykel, Beyrut’u tepeden görebileceğiniz bir yerde konumlanmış. Hemen yakınında bir kilise ve geniş bahçesi var. Heykelin etrafını saran merdivenlerle en yakınına kadar çıkabiliyorsunuz ve bence fotoğraf açısından en güzel açı o.

_DSC0142 _DSC0151 _DSC0160 _DSC0169_DSC0172

Heykelin bulunduğu bahçeden çıkışta yaşlılar ve rahatsız olanlar için ufak bir finiküler sistemi var. Bu sizi teleferiğin kalkış noktasına indiriyor. Bunu tercih etmek yerine 50 metre kadar yürüyerek teleferik kalkış alanına gelebilirsiniz. Yükseklik korkusu olanlar yine teleferiği tercih etmeyebilirler. Ancak Beyrut’a kadar uçarak geldiğinize göre, sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.

_DSC0179 _DSC0184 _DSC0195_DSC0197 _DSC0203

Teleferik beklediğimden daha uzun ve daha güzel. İnerken tüm Beyrut’u fotoğraflayabilirsiniz. Ben indiğim zaman havada kum fırtınası benzeri bir toz vardı o yüzden çok net fotoğraflar alamadım.

İkinci gün akşam couchsurfing’deki Türk arkadaşlar ve yine turdan 2 Türk arkadaşla Hamra’daki Laziz Cafe’ye gittik. Starbucks’ın tam karşısındaki bu cafe, bistro ve pub karışımı bir yer. Sabah geç uyanarak gezimin amacından sapmasını istemediğim için gece hayatını test etmedim 🙂 Ancak Music Hall herkes tarafından övülen bir mekandı. Gitmek isterseniz B018 Night Club da fena değilmiş.

_DSC0209 _DSC0212

ÜÇÜNCÜ GÜN

Üçüncü gün yolculuk yıllarca birçok militana yuva olmuş Bekaa Vadisi, Hizbullah kontrolünde olan Baalbek tapınakları, Ermeni kasabası olan Anjar ve şarap tadımı için Ksara.

_DSC0294 _DSC0295 _DSC0296

_DSC0218 _DSC0231 _DSC0232 _DSC0236 _DSC0238 _DSC0247 _DSC0254 _DSC0262 _DSC0264 _DSC0283

Baalbek, Selahattin Eyyubi’nin doğduğu, UNESCO tarafından da koruma altına alınan Roma kadar önemli çok eski bir antik bir kenttir. Baalbek’in bulunduğu Bekaa vadisi hem yasal hem de yasadışı silahlı kanadı olan Şii örgütü Hizbullah kontrolünde. Mevcut hükümetimizin Suriye ile arası bozuk olması sebebiyle 3-4 araba Lübnan askerleri ile yola çıkıyoruz. En öndeki araç sürekli siren çalarak yolu açıyor bu sayede hiçbir ışıkta ya da sıkışık trafikte beklemiyoruz. Protokol olmak keyifliymiş 🙂

_DSC0214 _DSC0217_DSC0002 _DSC0008

Baalbek hakkında detayları şu adreste bulunan Timur Özkan’a ait yazıyla okuyabilirsiniz:

http://www.fotogezgin.com/haber_detay.asp?haberID=1137

Bekaa Vadisi’nden Baalbek’e geçiyor ve Anjar’da öğlen yemeğimizi yiyoruz. Askerler güvenlik sebebiyle Anjar’ı gezmemizi istemiyorlar. Gerçi Paskalya nedeniyle birçok dükkanın da kapalı olduğu gözden kaçmıyor. Askerlerin güvenliğimize verdikleri önemi aşağıdaki fotoğraftan daha iyi anlayabilirsiniz.

_DSC0310

Anjar sonrası Ksara’da bir şarap evine gidiyoruz. Etrafı üzüm bağlarıyla dolu, çok temiz harika bir mekan. Yine turla gitmiş olmanın getirdiği kuyruk dezavantajı nedeniyle şarap tadımı yapmıyor, etrafı fotoğraflıyorum. Tadım-satış ofisinden sonra hemen şarap mahzenlerinin olduğu yere gidiyor ve çok keyif alarak güzel fotoğraflar çekiyorum.

_DSC0312 _DSC0315 _DSC0320 _DSC0321 _DSC0325 _DSC0328 _DSC0330 _DSC0334

Üçüncü gün akşamı Gemmayze bölgesine inmeyi düşünmüştük ancak yorgunluktan olsa gerek yine Hamra’da couchsurfing’ten bir arkadaşın çalıştığı bara gittik. Gemmayze’de de birçok İngiliz ve Fransız barı bulunmakta ancak çoğunlukla rezervasyon istemekteler.

DÖRDÜNCÜ GÜN

Dördüncü gün saat 19’a kadar boştum ve Downtown’ı adamakıllı gezmek istedim. Birkaç arkadaş Hamra’dan ağır usul, fotoğraf çeke çeke 30-40 dakikada Downtown’a ulaştık.
Yürümeye başladığımızda sokak başlarında rahatlıkla bulunabilen taze sıkma meyve suyu satan bir tezgaha rastladık. Türkiye’den geldiğimizi öğrenden bu amca Kürt asıllı idi ve ülkemizde ünlü bir Kürt müzisyen olan Rojin’in dayısı olduğunu öğrendik ve çok şaşırdık. Bize Rojin’in cep numarasını bile gösterdi 🙂

_DSC0012_DSC0013_DSC0014

Parlemento ve başbakanlık binaları etrafında fotoğrafa izin vermiyorlar. Bunun dışında kalan birçok yeri fotoğrafladım. Öğlen vakti kahve içmek için Place De Etoile’deki cafelere alternatif olarak Martys Meydanı’na doğru olan caddede Le Gray isimli cafeye gidebilirsiniz.

_DSC0016

Yol boyunca birçok kilise ve cami var.

_DSC0023 _DSC0024 _DSC0026_DSC0034 _DSC0036

El-Emin Camine yakın Saifi Mahallesi’nde Ermeni Kilisesi’ne çıkarkenki sokaklarda birçok tasarım mağazaları bulunmakta. (Köşede bir Ferrari galerisi olan sokaktan girebilirsiniz mesela) Fiyat sormadım ama Amerikan filmlerindeki antikacı havasında olduklarından uygun fiyatlı bir şeyler çıkacağını sanmıyorum.

_DSC0060 _DSC0066 _DSC0067

Sonuç olarak, Beyrut herkesin bir gün mutlaka görmesi gereken, kültür ve dinler arası iletişimin güçlü olduğu ancak bir o kadar da tehlikeye dönüşmesi muhtemel olduğu bir yer. Örneğin aşağıdaki fotoğrafta yer alan camiden geçtiğimizde bir cenaze töreni vardı ve Hizbullah militanları havaya ateş açıyorlardı. Bu kurşunlar bir gün geçmişte olduğu gibi başka dine inananlara da tekrar yönelebilecektir.

(Bu cami Kerbala çölünde yara aldıktan sonra Şam’a kaçmaya çalışan Hz. Ali’nin torunu, Hz. Hüseyin’in kızı Seyyide Rukiye’nin vefat ettiği yere kurulmuştur. Söylentiye göre içerisine konulan bir asa yıllar sonra ağaca dönüşmüştür)

_DSC0285 _DSC0287 _DSC0288 _DSC0289

 Gezi yazısının bir özetini (öğütlerimi 🙂  ) vermek gerekirse;

–          Otelinizi ya da kalacak yerinizi Hamra bölgesinden seçmeye çalışın. Böylelikle ulaşımda ve gece açık yer bulmakta sorun yaşamazsınız.

–          Mutlaka bir harita ve pusula edinin, edinemiyorsanız Google maps’ten kendi haritanızı basın. (yeni telefonların birçoğunda pusula var zaten)

–          Taksilerde ciddi pazarlıklar söz konusu. Tecrübeyle sabit ki eski taksiler daha düşük tutara götürüyor. Bir yanda yeni model Mercedes C180 taksi bile varken diğer yanda daha eski taksiler görev yapıyor. Ortalama 10 dolara şehir içi ulaşım uygun. Bir taksicinin 13 dolar istediği yere eski bir Mercedes taksi ile 6.5 dolara gittim 🙂 Pazarlık güzel şey..

–          Özel aracıyla gezerken taksicilik yapmak isteyenler de oluyor. Siz yolda yürürken yanınıza gelip kornaya basan özel bir araç “taxi” diye sesleniyor size. “service” kelimesi de taksinin dolmuş gibi kullanılabileceği anlamına geliyor. Bu sayede daha az tutuyor yapacağınız ödeme. Yalnız burada şöyle bir gariplik var, örneğin 5 km ötede bir yer için taksiye bindiniz ve “service” dediniz. Adam yolda birini daha araca alıyor ve onun yolu 2 km ötede diyelim. Taksici önce sizi sonra onu bırakıyor yani araya girmiyor sonradan alınan yolcu.

–          Birçok kişi İngilizce biliyor, anlaşmakta hiç sıkıntı yaşamıyorsunuz.

–          Downtown’daki turistik yerlerden hediyelik almayın, Hamra’daki hediyelik eşyacılar çok daha uygun. Hatta aralarında en uygununu da buldum, ancak adamın kartı olmadığından adresi tam alamadım. Şöyle tarif edeyim; Hamra Caddesi üzerinde Downtown’a değil de batıya (Rouche tarafına) doğru yürürken Bank Audi’yi geçeceksiniz, yine Bank Audi hizasında 150 200 metre ilerde ufak bir dükkan.

_DSC0044

–          “Barbar” adında uygun fiyatlı bir fast food restoranlar zinciri var. Fast food gibi olmasına rağmen kebap çeşitleri de bol miktarda. Yöresel Falafel (içinde et yok vejeteryanlar için güzel seçim) ve Chicken Shawarma gayet lezzetli. Hamra’da kalırsanız uygun fiyata gayet güzelce yiyebilirsiniz. Diğer yandan kebap için “Kebab Ji” restoranları da lezzetli ürünler sunmakta. Türk damak tadına çok yakın yiyecekleri var.

150479_10151496203463559_1341917336_n 483186_10151496203938559_942700626_n 564617_10151496203633559_1235634616_n

–          Almaza isimli yerli biraları ve Arak isimli yerli rakıları var. Almaza, içimi kolay bir bira. Arak’ı pek sevmedim ama deneyin tabi.

541201_10151496203088559_1282595871_n

–          Beyrut duty free’si parfümler açısından Türkiye’den pahalı ancak içki ve sigara ucuz.

–          Süpermarket ihtiyacınız olursa Hamra’da “İdriss Supermarket” isimli bir market var. Hamra’nın kuzeyindeki paralel caddede bulabilirsiniz.

–          Beyrut’ta sınıflar arası fark çok keskin. Bir yanda son model Ferrari varken, diğer yanda 79 model Toros görebilirsiniz. 🙂 Ciddiyim, Toros gördüm o derece yani.. 🙂

_DSC0069

Reklamlar
yorum
  1. hülya kefkir dedi ki:

    çoook kıskandım, ben de yapmak istiyorum bu turu 🙂

  2. zeki koray kunt dedi ki:

    Merhaba

    Yazınızı okudum ve paylaşımınız için çok teşekkürler. diğer gezi yazılarına ilaveten verdiğiniz tiyolar işlevsel oldukça
    Ben de ocak ayında beyrut için plan yaptim. Fakat Pegasustan ucuz bilet denk getirdiğim için tür dan daha cazip gelmişti ve turda uygulanan programı araç kiralayıp kendim yapmayı planlıyordum. Yazınızı okuyunca baalbek konusunda tereddüte dustum askeri arac konvoyu falan …
    Bu konuda bana bir tavsiyeniz var mi acaba hiç riske atmayıp baalbek e gitmesek mi?

    • Onur Özdemir dedi ki:

      Merhaba,
      Özellikle şu dönemde Lübnan, ülkemizin başarısız dış siyaseti nedeniyle bizler açısından pek güvenli değil. Baalbek tarafına gitmenizi önermiyorum.
      Ben olsam şu dönemde Beyrut, Byblos, Harissa ve Jeita’yı gezerdim sadece.

      Ayrıca güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

      • zeki koray kunt dedi ki:

        Güzel çalışmalar taktir edilmeli 🙂

        Ben turla gitmiyorum ama turlarla iletişime geçip ücretini ödesek baalbek turuna dahil olmak mümkün olabilir mi acaba ?
        Bu konuda Sizin tur rehberlerinin iletişim numarası veya mail adresi var mi ?

      • Onur Özdemir dedi ki:

        Bildiğim kadarıyla dışardan almıyorlar ancak konaklayacağınız oteldeki görevlilere söylerseniz sizi Baalbek’e götürecek taksi ayarlayabilirler. O çevrede turlara götüren birçok taksi var. Ancak her taksi Baalbek’e götürmek istemeyebiliyor. Bölge Hizbullah kontrolünde olduğu için özellikle gayrimüslim taksiciler pek tercih etmiyor.

  3. zeki koray kunt dedi ki:

    ilginize teşekkür ederim. taksi de pek içime sinmedi. sanırım listeden çıkarmak mantıklı bu durumda. 🙂

  4. tuba dedi ki:

    Merhaba , yazinizi cok begendi 13 martta gidiyorum ucak ve biletimi aldim. Hamra bölgesinde konaklayacagim. Hamra ve cevresi hakkinda ne düşünüyorsunuz? Acikcasi biraz tedirgin oldum:-(

    • Onur Özdemir dedi ki:

      Merhaba,
      Korkutmak gibi olmasın ama şu dönem Lübnan’da dikkatli olmak lazım. Mümkünse taksi vs. kullanırken otelden rica edin ki tanıdık olsun. Türkleri pek sevmiyorlar mevcut dış politikamız nedeniyle. Hangi otelde kalacaksınız? Önerebileceğim bazı oteller olabilir.

      • tuba dedi ki:

        Merhaba,
        Otel olarak midtown düşünüyorum cunku tur şirketleri (jolly, ets vs) bu oteli oneriyorlar ben bireysel gidiyorum. Hamra bolgesini konaklama diger yerlere ulasim güvenlik konularinda ne düşünüyorsunuz

      • Onur Özdemir dedi ki:

        Benim gittiğim dönemde herhangi bir sorun yoktu, Suriye ve OSÖ çatışmaları yeni başlamıştı ancak henüz Türklere karşı bir katı bir tutumda değillerdi.

        Kalacağınız otel minimum 3 yıldızlı olursa iyi olur (Midtown da bildiğim kadarıyla 3 yıldızlı.) Ulaşım hep taksilerle sağlanıyor. Taksiye binmeden önce mutlaka pazarlık edin, çünkü taksimetre yok 🙂

  5. […] Lübnan gezimdeki Jeita Mağarası, hem Kuzey Trakya turumdaki Dupnisa Mağarası, hem de bu Fakıllı mağarası […]

  6. Merve dedi ki:

    Merhaba, Ocak ayında ben de Beyrut’a gitmeyi dusunuyorum. Ancak hava nasil olur kestiremedim. Internette kuru soguklar olur yaziyor. Sizin fikriniz nedir?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.