Adım adım bisiklet yükseltme: BTwin Triban 3

Yayınlandı: 28 Mart 2018 / Bisiklet

2011 yılında aldığım Merida Matts TFS 300 dağ bisikletimden sonra artık yol bisikletine geçme vakti gelmişti. Ankara’da yaşadığım dönemde ODTÜ ormanlarında gezindiğim dağ bisikletinin amortisörleri, düz yolda avantajdan çok dezavantaja dönüşmeye başlamıştı.

Evden birkaç pedalla ulaşabildiğim ODTÜ ormanı, yerini saatlerce pedal çevirerek ancak gidebildiğim İstanbul ormanlarına bıraktı. Dolayısıyla artık orman yerine daha çok düz yolda ve sahilde sürdüğüm gerçeği ile bisiklet aramaya koyuldum.

Merida dururken bir yandan da yanına bir yol bisikleti bakmaya başladım. Ne de olsa daha sonra Merida’yı satardım (1 yıl geçti satamadım hala, belki de satasım gelmiyor çünkü sıfır almıştım ve hala tertemiz 🙂 )

Yol bisikletine ilk başlarda çok yatırım yapmak istemiyordum. Önce kadro kalitesi orta karar olan ucuz bir şey alıp, daha sonra yol bisikletini seversem donanımını değiştirecek, sonra da kadroyu daha iyi bir şeyle değiştirecektim.

Öncelikle şu ana kadar plana sadık ilerlediğimi belirtmek isterim. 🙂 Geçtiğimiz yıl jantlarından hasarlı olan bir BTwin Triban 3 bisikleti 450 TL’ye satın aldım. Eş değer donanıma sahip olan olan Triban 500’ler 1500 TL civarındaydı. Sonra sıfır Shimano R501 jantlar alarak bisikletime taktım ve 1 yıl boyunca 950 TL’ye güzel bir yol bisikletim olmuş oldu.

Yol bisikletine alışma evresi biraz sıkıntılı geçti. Tamam bisikletin akıcılığı ve hızlanması çok iyiydi ama, Merida’nın 11-34 9’lu rublesinden sonra BTwin’in 12-25 8’li rublesi yokuşlarda adeta zulüm oluyordu. Ayrıca önde amortisör olmaması, düz yolda sürerken bile beni çileden çıkarıyordu. İlk sürüşten sonra eve geldiğimde, sırtım ve boynum başta olmak üzere her yanım ağrıyor, “acaba bisikleti satsam mı” diye düşündürtmeye başlamıştı. İkinci el bisiklet almanın en güzel yanı, satarken fazla zarar etmiyor hatta bazen kar bile ediyor olmanızdır.

“Hemen pes etmek yok!” dedim kendime. Önce gidip forumlarda “o kadar insan nasıl sürüyor da rahatsız olmuyor?” sorusuna yanıt aradım. İlk çözüm, gidon boğazını ters bağlamak oldu. Ters bağlanan gidon boğazı, gidonu biraz daha yukarı kaldırıyordu. Süper! İkinci denememde rahatlığı hissettim, demek ki doğru yoldaydım. İkinci sırada 700×23 lastik yerine 700×25 ya da hatta 700×28 lastik öneriliyordu. Daha düşük basınç isteyeceğinden daha konforlu olabilirdi. Lastik değiştirmeye ihtiyaç kalmadan bisikletin geometrisine alışmaya başladım.

Bisikletimle bir yılı geride bıraktım. Şimdilerde donanımına kafayı takmış durumdayım. Planlarım arasında haftada en azından bir gün işe bisikletle gidip gelmek olduğu için ve evim ile iş yerim arasında zor yokuşlar olduğu için biraz değişiklik şart oldu. Aslında değişiklikleri yapmaya “12-25 olan 8’li rublemi 11-32 mi yapsam acaba?” diye düşünerek başladım. Hatta internette 60-70 lira civarına rubleyi de buldum, fakat o an ne olduysa “hadi şunu da değiştireyim, hadi bunu da değiştireyim” derken kendimi Shimano Tiagra 4700 set toplarken buldum. 🙂

Bisiklet toplama arifesinde yaşadıklarımı kaleme alarak, benim gibi toplamak isteyenlere fikir vermesi açısından paylaşmak istedim. Aşağıda sizlere parça parça neler düşündüğümü ve nasıl aldığımı anlatacağım.

Ruble ve ön aktarıcı (“Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim)

Herkesin dilinde bir “105 set” lafı olduğundan ben de ilkin 105 setlere bakmaya başladım. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi bisikletime sonradan aldığım Shimano R501 jantlar maksimum 10’lu rubleyi destekliyor. Dolayısıyla son çıkan 105 – 5800 set bisikletime jantları değiştirmediğim sürece olmayacaktı. Dolayısıyla 105’te alternatifim 105 – 5700 olabilirdi. Hemen ikinci el 105 – 5700 parçalara bakmaya başladım. O da ne! 105 – 5700 ön aktarıcıda indirim var ve neredeyse ikinci el parasına (ve yurtdışı parasına) ön aktarıcı satılıyor. Ruble düşünürken ilk parçayı ön aktarıcı olarak almıştım bile. Peki ya ruble?

Sahibinden.com’da sıfır bisikletten çıkma bir 12-30 ruble buldum. Aslında hedefim 11-32 almaktı ama fiyatı o kadar uygun geldi ki, almadan edemedim. Sıfırının yarı parasına, neredeyse sıfır bir rublem vardı artık.

Aynakol

Bir yandan ucuza 105 – 5700 parçası kovalıyor bir yandan da bisiklet ile alakalı forumları okuyordum.  105 – 5700 parçalarını sıfır bulmak biraz zor gelmişti, her yerde karşıma 5800 çıkıyordu. Bir forumda şöyle demişlerdi: “105 5700 set eski, bu nedenle onu alacağınıza yeni Tiagra 4700 alın. Tiagra 4700, eski Ultegra yapısından geldiği için 11’li donanımlarla bile uyumlu”. Yani bu yazıdan benim anladığım 105 – 5700 peşine koşma, Tiagra 4700 al hem sıfırını daha rahat bul, hem de kalitesi hiç de fena değil. Bu fikir aklıma da yattığı için Tiagra 4700’e doğru yöneldim.

Tiagra 4700’ün sıfırını bulmak çok kolaydı (yeni sayılacağı için), ancak ikinci elde zorlanmıştım. Temiz bir ikinci el aynakol bulamadığım için sıfır Tiagra 4700 aynakol aldım. N11 kuponları sayesinde onu da nispeten uygun fiyata getirebildim.

STI Kollar (Vites ve fren kolları)

Her şey tamam da en azından kollar üst segment olsun istedim. Ancak 105 – 5700’ün çekme oranları Tiagra 4700 ile uyumsuz olduğundan (Yabancı forumlarda da Tiagra 4700’ün 11’li sistemden devşirme olduğundan 10’lu 105 – 5700 kollarla sorun çıkardığı yazılmıştı) orada da yine Tiagra 4700 almam gerekti. Zaten Shimano’nun kendi sitesindeki uyumluluk tablosuna baktığınızda 4700’ün neredeyse sadece kendi seti ile uyumlu olduğunu görebilirsiniz. Anladığım kadarıyla Shimano, 4700 serisinde başka bir sayfa açmış.

Arka aktarıcı – zincir ve orta göbek

Tahmin edersiniz ki arka aktarıcı da yine Tiagra 4700 oldu, ancak zincirde Shimano’nun 10’lu Deore zincir setini tercih ettim. Yine aynakolu değişmişken, bulduğum Hollowtech orta göbeği de almadan edemedim. Çünkü yine N11 kuponu ile bu sefer sıfırını yurtdışı fiyatından da daha ucuza aldım diyebiliriz.

Pedallar

Aklımda ne pedal değiştirmek ne de SPD ayakkabı almak vardı. Sahibinden.com’da şöyle bir takıldım ki ne göreyim? İkinci el pedallar sudan ucuz 🙂 Üstelik, hem platform gibi kullanılabilen hem de SPD özelliğe sahip Shimano PD-T400 pedala sahip birisi, daha kutusundan hiç çıkarılmamış kaller ile birlikte pedalını satıyor. Sadece sıfır kalin fiyatı Türkiye’de 45 TL iken, pedallarla birlikte 80 TL’ye mal ettim. Bu pedalın sıfırının 150-200 TL arası bir fiyatı olduğunu da belirtmiş olayım.

İkinci el baktığım pedalların neredeyse hepsinde küçük ya da büyük çizikler vardı. Ancak pedalı ikinci el alma kararını verirken en çok kendimi ikna ettiğim şey “sonuçta ayağımla basıyorum, ne de olsa bende de 1 2 haftada çizilip aynı hale gelecek” düşüncesi oldu. 🙂

Sonuç olarak evimde şu an yandaki gibi bir tablo var. 🙂 En kısa zamanda bu parçaları birleştirerek, yolda daha hızlı ve konforlu bir bisiklet hayal ediyorum.

Toplam ne kadar harcadığıma gelirsek, 1600 TL gibi bir fiyata frenler hariç tüm set değişmiş oldu. Üstelik bisikletin üzerinden çıkan eski parçaları da ufak ufak satmaya başladım ve sanırım 400-450 TL civarına hepsini satmış olacağım. Yani net olarak sadece maşası, kadrosu ve frenleri BTwin Triban 3 olarak kalan Tiagra 4700 setli ve Shimano R501 jantlı bir bisiklet 2150 TL’ye gelmiş oldu (birkaç parçayı daha ikinci el alabilsem 1500 seviyesine indirebilirdim).

Umarım bisiklet toplamayı düşünenlere fikir verir.

Keyifli pedallamalar!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s