“Enduro”: Bir motosiklet türü mü, yoksa ruh mu?

Yayınlandı: 15 Haziran 2016 / Modeller, Motosiklet

cartoon-motorcycle-174222362005 yılında başlayan motosiklet sevdam 11 yıldır devam ediyor. “Aralıksız” diyemiyorum çünkü bu süre içerisinde ara vermek zorunda kaldığım oldu. Ara verdiğim bu dönemde 4×4 ile offroad ve dağ bisikleti ile doğa sürüşleri yaptım, ancak hiçbirisi motosikletin hazzını veremedi. Her motosiklet gördüğümde içim cız etmeye devam etti ve ardından yine sevdama kaldığı yerden devam ettim.

17122006047Kısaca motosiklet geçmişim
2005 yılında yine aynı model ikinci el bir Honda CBR 125R ile başladım. İlk motorum olacaktı ve eli yüzü biraz düzgün olsun istiyordum (2005 model CBR 125’ler bisiklet gibi incecikti aslında). Ardından Hyosung’un o günkü distribütör firması Global Motor sayesinde 2006 model bir Hyosung GT250R motosikletim oldu. Üyesi olduğum motosiklet grupları ile sürekli uzun yol yapıyorduk ve bu iki motosikletim bu yollarda hiç de keyifli değillerdi.

22072007118Yanlış hatırlamıyorsam 2007 yılıydı ve bugüne kadar sürmekten en çok keyif aldığım (düşürmektense bir o kadar nefret ettiğim) 2002 model Aprilia ETV 1000 Caponord’um oldu. Bu motor sayesinde, en ufak sıkıntı yaşamadan Ankara’dan kalkıp öğle yemeyi yemeye Kırıkkale’ye gidebiliyordum. Yine bu motorumla birçok uzun yol yaptım.

Caponord’un ağırlığı ve arazi manevrası yetersizliği yüzünden motorumu satıp, daha sonra kaza yapacağım 2006 model bir Yamaha XT660R satın aldım. Yine keyifli offroad sürüşleri artarak devam etti.

2015 yılına kadar motosiklete birtakım sebeplerden dolayı ara verdim, ancak geçtiğimiz yıl trafikten öylesine bunalmıştım ki otomobilimi satarak önce bir adet 2015 model Honda CBR650F, ardından da işe gidip gelmek için 2015 model Honda PCX 125 aldım. (Her iki motorumla da yaptığım gezilerimi, sitemin Gezi Yazıları bölümünde bulabilirsiniz.)

11221627_10153587150658559_4310548097151352188_oGezi yazılarımı okuduğunuzda, motorum ne olursa olsun haz aldığım şeyin uzun yollar yapmak, yeni yerler keşfetmek olduğunu göreceksiniz. Her iki motorumu da asıl kullanım amaçlarının çok dışında kullandığım zamanlar oldu. Ben motosikletlerin tarzına uyamadım, onları kendime uydurmaya çalıştım. 🙂 125cc bir scooter ile gidilmez denilen yerlere de gittim, 650cc bir sport motosiklet ile “o yolda ne işin var” denilen yollara da girdim. İçimdeki “enduro” ruhu ne motosiklet türü, ne de yol dinliyordu.

Ruha uygun motosiklet seçimi
Geçtiğimiz günlerde hem motosikletlerimi hem de kendimi yormamak adına, ruhuma uygun bir motosiklet almaya karar verdim (Hiçbir motosiklet her işi tam anlamıyla yerine getiremez, bu nedenle hangisini daha sık yapıyorsanız ve hangisi size daha çok keyif verecekse o uğurda bir motosiklet almaya özen gösterin.)

CBR650F ile uzun yol yapabilmek için SW Motech‘in “Blaze Panniers” modeli yan çanta seti aldım. Çantalar o kadar başarılı ki, hem sizi büyük çanta demirlerinden kurtarıyor, hem de spor bir motosiklet ile uzun yola çıkarken eşyalarınızı nereye koyacağınız derdini ortadan kaldırıyor.

foto-8Büyük oranda eşya taşıma işini halletmiştim ancak bu çantalar, yol boyu gördüğüm patikaların nereye gittiği düşüncesinden kurtulmama yetmeyecekti. CBR650F, diğer spor motosikletlerin aksine nispeten daha dik oturuşlu, alt devirlerinde daha yüksek torklu ve daha yumuşak süspansiyonluydu. Bu nedenle benimle birçok yola eşlik ediyordu ancak onun da bir kapasitesi vardı 🙂

Yol endurosu arayışları: BMW, Honda, KTM, Triumph, Yamaha…
Daha önce kullanmış olduğum Aprilia Caponord,  1000cc’lik bir motosikletin bana göre olmadığını (ağırlık nedeniyle), yine eski motosikletlerimden Yamaha XT660R ise 21 inch ön janta ihtiyaç duyabileceğim yollara girmediğimi, dolayısıyla 19 inch jant ile virajlarında daha rahat edebileceğim bir motor almam gerektiği konusunda sinyaller veriyordu.
Bir anda elimde sınırlı seçenek kalmıştı:
* BMW’de F700GS (F800GS iç lastikli ve ön jant 21 olması sebebiyle elendi)
* Honda’da Crossrunner (Africa Twin, yeni olmasının yanı sıra lastik ve jant sebebiyle elenen bir diğer motosiklet)
* KTM marka olarak komple elendi, çünkü 600-800 cc arasında uzun yol endurosu bulunmuyor
* Triumph Tiger 800 XR/XRX (XC, jant ve lastik yüzünden elendi)
* Yamaha marka olarak komple elendi çünkü tercihlerime en yakın sadece Tenere var, o da hem silindir sayısı hem de jant-lastik yüzünden elendi.

Crossrunner; Honda’nın adventure kategorisine soktuğu, kullanıcılarının memnun kaldığı ancak ön jantı 17 olması ve 4 silindir olması nedeniyle getirdiği ağırlık ve arazi performansındaki zayıflığı sebebiyle elediğim bir motosiklet.

Esasen elimde 2 güçlü rakip kalmıştı:

BMW F700GS mi, Triumph Tiger 800 XR/XRX mi?
f700gs-tiger-800-Son günlerde binlerce kez kendime, forumlara, youtube’a vb. sorduğum ancak yanıtını net olarak alamadığım bir soru oldu bu… Her ikisinin de birbirine göre artısı fazla (marka bilinirliği, servis kalitesi, yüksek beygir, fiyat uygunluğu) olması sebebiyle birinde karar kılmış olmama rağmen halen karar verebilmiş değilim.

Her ikisinin de test sürüşünü yaptım ve F700GS bana Tiger 800’e göre daha çabuk alıştığım bir motosiklet gibi geldi. Ancak Tiger testine giderken altımda CBR650F vardı ve ondan indikten sonra test etmiştim. Diğer yandan BMW testine PCX 125 ile gittim. Bu iki farklı durum bile düşüncelerimi etkileyen nedenler olabilir diye düşünüyorum.

122-1304-02-o-BMW-F700GS_Sonuç olarak iki motorun da ihtiyaçlarıma yanıt verebileceğini düşünerek, “hangisinin uygun ikinci elini bulursam onu alayım” diye araştırmaya başladım (bu arada favorilerime aldığım ilanlarda BMW’lerin çok daha hızlı elden çıkarıldığı bir gerçek).

Bugün 2013 model 23000 km’de bir F700GS sahibi odum. Üzerindeki aksesuarlar, bana yakın zamanda yapmayı planladığım Yunanistan seyahatim için fazladan para ve zaman kazandırdı. Öyle ki, bu tarz motorlarda olmazsa olmaz üçlü çanta seti, tur camı ve koruma demirleri ciddi maliyet yaratıyor.

Yazının konusuna dönerek toparlayacak olursak, “enduro” altınızdaki motosiklet ne olursa olsun bir “ruhtur”. Bu ruha sahipseniz motorunuzun hiçbir önemi yok. Enduro ruha sahip birisinin enduro motosiklete sahip olması, bu ruhun yola çok daha kolay yansımasını sağlıyor, hepsi bu..

Onur

Reklamlar
yorum
  1. Salim dedi ki:

    Müthiş uzun zamandır aradığım bilgiyi çok güzel özetlemişsin.
    Teşekkür ediyorum.( bence triumph 800 xrx )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.