– I –
Bir cezaevinin iki kişilik hücresinde İshak.. Yaşı yirmi beş… Kürt olduğu yüzündeki çizgilerden ve bıyıklarından anlaşılıyor.. İki kişilik ranzanın üst bölmesinde kalıyorlar : İshak ve pantolonu.. İshak yatağının altına koyduğu pantolonunu sinirle çıkarır.
İSHAK – Allah belasını versin… ütülenmemiş yine… Sonra sesler.. Gürültüyle açılan hücre kapısı… Gardiyan otuz yaşlarında, uzun sayılabilecek boylu ve her yanında işkence izleri bulunan adamı hücrenin ortasına itti:
Cemil.
GARDİYAN – Gir içeri.. Şimdilik iki kişi iadere edeceksiniz. İshak, bak sana arkadaş getirdim Dırlaşmayasınız ha!
İSHAK – Ağbi bizim mektup işi ne oldu? Postalayacaksın? Getireyim?
GARDİYAN – Sana kaç defa diyeceğim ulan! Zahmetimizin karşılığı ne olacak?
İSHAK – Para verdim ya?
GARDİYAN -O yazmak içindi.. Postalamak için de isterim!
İSHAK – Ziyaret günü gelsin.. Şimdi kuruşum yoktur.
GARDİYAN – Uzun etme hadi.. Para yoksa mektup da yok!
Gitti Gardiyan… Gürültüyle kapandı kapı… (daha…)