Motosiklet ile Doğu Karadeniz (3370 km) – 1. Bölüm

Yayınlandı: 15 Eylül 2017 / Motosiklet, Motosikletli Gezilerim

2006 yılında Trabzon Sürmene’de yaptığım kısa dönem askerliğin hemen bitiminde “buralara motosikletle tekrar gelip gezmeli” demiştim. O günden tam 11 yıl sonra (yine bir Eylül ayıydı), Doğu Karadeniz’e seyahat etme fırsatı yarattım kendime. Ofisten arkadaşım Emre ile birlikte çıktığımız bu yolda tam 11 şehri gezdim ve 20’ye yakın şehirden de geçme fırsatım oldu.

Gezi haritası için tıklayınız: https://goo.gl/maps/rQRwuvpULKH2

Özellikle motosikletli seyahatlerimde rota planlamasına büyük önem vermekteyim. Haftalar önce başlayan araştırmalar, benim keyifli ve sıkıntısız bir sehayat yapmamı sağlıyor. Uzun süreli seyahatlerde birebir rotaya ve plana uymak çok zor ancak yine de bir planınızın olması özellikle çalışan biriyseniz ve kısıtlı tatil süreniz varsa işinizi bayağı kolaylaştırıyor.

Kurban Bayramı ve 30 Ağustos’un bir araya gelmesi bu gezi için fırsat yaratmıştı. 29 Ağustos akşamı Emre ile birlikte İstanbul-Ankara otobanındaki Parkshop’ta buluştuk (Emre o gün Sakarya Akyazı’da olacaktı). Ardından sıkıcı bir otoban yolculuğuna başladık. Otoban üzerinde Çanakkale’den Kastamonu’ya giden kuzenlerimle karşılaşmak gezinin en enteresan anlarından biriydi. Kısa bir bayramlaşmadan sonra biz yola devam ettik 🙂

Otoban özellikle biz motosiklet sürücüleri için çok sıkıcı. Bu nedenle bir an önce Gerede sapağından çıkıp Çankırı Çerkeş’e giderek konaklamayı düşünüyorduk. Akşam 17.00 gibi yola çıktığımız için akşam saatlerinde otelimizde olacaktık. Akşam yemeği ve biraz sohbetin ardından ertesi gün Samsun’a doğru yola koyulacaktık. Saat 20.30 civarı Çerkeş’teki Akgün Otel‘e vardık. Otelin hemen yanında taksi durağı olması ve taksici abilerimizin göz kulak olabilecek olmaları nedeniyle motosikletlerimizi güvenle park ettik.

Otelde gözlerimiz haberlere takıldı. İstanbul’da inanılmaz bir yağmur yağmış ve “Karadeniz bu aylarda yağışlı olur, çok ıslanırsınız” diyen arkadaşlarımızın ıslandıklarını öğrendik. 🙂 Biz kupkuru bir şekilde akşam yemeğimizi de yedikten sonra ertesi gün için hazırlanmaya başladık.

Son dönemde sizlerin de gördüğünü tahmin ettiğim Trafik’in yeni uygulaması olan polis görünümlü uyarılardan birkaç tane gördükten sonra dayanamayıp fotoğraf çekmek gerekli dedik. 🙂

Ertesi gün erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra Samsun’a doğru yola koyulduk.

Samsun’a varmadan önce yolumuzu yaklaşık 35-40 km uzattık ve Ladik Gölü‘ne uğradık. Emre ile ortak görüşümüz, bu göl için yol uzatmaya değmeyeceği oldu 🙂 Göl civarında fotoğraf çektikten sonra hemen yanındaki tesislerde karnımızı doyurduk ve Samsun’a devam ettik.

Samsun girişi ve çıkışı kimin icat ettiğini bilmediğim ancak icat edenlere bolca sövdüğüm bozuk asfalt ile dolu. Bir benzeri Kırıkkale’den gelişte Ankara yolu üzerinde de var. Dümdüz asfaltı kazıyarak tahminimce arabaların yavaş gitmesini amaçlıyorlar, ancak motosikletin tekerleri yoldaki bu saçma kanallara girerek yol üstünde gezmeye başlıyor. Olası bir kazada bu hale getirenleri dava etmeyi düşünüyordum, ancak neyse ki kazasız belasız atlattık.

Samsun’a vardığımızda Booking’den bulduğumuz Hotel Necmi‘ye yerleştik. Bu otel iki kişinin aynı anda oda içerisinde dönemeyeceği kadar minik odalara sahip olan; ancak gerek işletmecisinin sıcak tavırları, gerekse merkeziliği sebebiyle tercih edilebilecek bir otel.

Hotel Necmi işletmecisi olan Mehmet Abi bize Karadeniz insanlarından aldığımız yol tariflerindeki uzaklık ölçülerine güvenmememiz konusunda ilk deneyimi yaşattı. 🙂 Bandırma Vapuru’na buradan 15-20 dakikada gidersiniz dediği yolda, yarım saat sonunda daha yolu yarılayamamıştık bile (bir benzerini Giresun’da da yaşadık ve anladık ki Karadenizlilerle ölçü birimlerimiz çok farklı 🙂 ).

Amazon Adası, Atakum Sahil, Kurtuluş Yolu, Tütün İskelesi vs. derken Samsun’da birçok yeri gezdik. Emre’yle ortak kanaatimiz Samsun’un çalışırken yaşanabilecek bir yer olması. Ancak turistik açıdan gezmek için zaman kaybetmeye gerek yokmuş. 🙂 Samsun’da bir anı fotoğrafı da çekip, Atakum’da karnımızı doyurduktan sonra otele doğru yol aldık. Gece vakti yaklaşık 1 saat de Mehmet Abi ile laflayıp minik odamızda uykuya daldık.

devam edecek…

Reklamlar
yorum
  1. […] uzun araştırmaların meyvesini yiyorum denilebilir. Lastiği aldıktan sonra çıktığım 3.500 KM’lik Doğu Karadeniz ve Gürcistan turumda hafif yağmur, sağanak, kuru hava, toprak yol, stabilize yol ve hatta kayaların üzerinde […]

  2. […] hayalini kurup da geçen yaz gerçekleştirdiğim Karadeniz gezim, bana “keşke yayla gezmek için binlerce kilometre yapmak zorunda olmasam” […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.