Cennetin İstanbul Sınırı: Ballıkayalar (Gebze)

Yayınlandı: 26 Mart 2017 / Motosiklet, Motosikletli Gezilerim

“Bir hafta sonumuz var onda da iş yapıyoruz” dediğiniz herhangi bir hafta sonunda biraz gazlamak, biraz köy kahvelerinde takılmak, biraz da kafa dinlemek için yapılabilecek güzel rotalardan birisi de Ballıkayalar.
Ancak öyle E5’ten gidip gelerek oyun bozanlık yapmak yok! Bazen saatte bir iki aracın geçtiği muhteşem asfaltlı köy yollardan geçecek, bazen toza toprağa karışacak ama en sonunda da doğayla iç içe olabileceğiniz bir rotadan bahsediyorum size.

Öncelikle her yazımda yaptığım gibi rotayı paylaşarak başlayalım. https://goo.gl/maps/UhEGfogr18L2

Biz İkea’da buluşup, Şile Yolu’nu takip ederek başladık gezimize. İlk checkpoint noktası Şile’deki meşhur gözlemecilerin tam karşısı. Gözlemecileri görür görmez yavaşlayın, çünkü hemen ilk sapaktan sağa Ulupelit yazısına döneceksiniz.
Sırasıyla Üvezli, Yeşilvadi ve Ulupelit’ten geçeceksiniz. Ulupelit içindeki köy kahvesinde mola verirseniz Mustafa Amca’ya selamımızı iletin. Kendisi Kemal Sunal’ın meşhur “Doktor Civanım” filmindeki motorun sahibi. “O dönem kiraladığımda neredeyse bir motor parası vermişlerdi” diyor ve ekliyor “sizin gibi motorcuları gördükçe yerimde duramıyorum”
Ulupelit sonrası Darlık yoluna gireceksiniz. Darlık içinde ve sonrasında mesire alanları var, dilerseniz oralarda konaklayarak yemek yiyebilirsiniz. Darlık’tan sonra ise sırasıyla Mudarlı, Kadıllı ve Cuma köylerinden geçeceksiniz. Cuma köyüne yeni doğalgaz gelmiş, bu nedenle yolları hep tadilatlı.
Mollafeneri büyükçe bir köy, yine burada birçok ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Ben yağmurun da yağıyor olması sebebiyle burayı da hızlı geçip, Pelitli ve Tavşanlı üzerinden Ballıkayalar’a vardım.

Ballıkayalar, sanayinin ortasında kalmış, adeta çölde bir vaha. Daha önce okuduğum yazılarda içeride tesis olmadığından bahsediliyordu ancak sanırım bilgiler biraz eski kalmış ki içeride birkaç tane ufak çay ocağı var. Dileyenler mangal yapabilir ya da bu çay ocaklarından bir şeyler atıştırabilir.
Bir önceki durağımızda tıka basa yediğimiz için ben sadece çay içmekle yetindim, ancak yağmur yağmasa gerçekten parkurda yürüyüş yapmak isterdim (Birkaç ay sonra tekrar gideceğime eminim).

Sonuç olarak; motosikletinizle bahsettiğim keyifli yollardan geçmenizi ve yanınızda getireceğiniz trekking ayakkabılarınız ve kıyafetleriniz ile kendinizi kanyona atmanızı öneririm. Hafta sonu size kalan bir gününüzü en verimli bu şekilde geçirebilirsiniz. Gezdikten sonra yorumlarınızı bekliyorum 🙂

Sevgiler.

Onur

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.