Divan Edebiyatı şairlerinden olan Sümbülzade Vehbi, “rücu” şiirleriyle de ayrı bir ün yapmıştı. Bir gün padişah vehbiyi yanına çağırır ve “Bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrayı okuyunca içimden seni öldğrmek, ikinciyi okuyunca ödüllendirmek gelsin” der ve ortaya şöyle bir şiir çıkar!

Yazının devamını oku »

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.

Yazının devamını oku »

aşk, dört işlemle ifade edilmeyen görünmeyen rüzgar bir kum tanesinin hafızasında kalan kaya parçası düşün bozup bozup kendince kurduğu görüntüler ve resmi tarih yazıcılarının asla anlayamadığı şeydir aşk

 

aşk, suda ıslanmaz kutuplarda eksi altmış derecede bile yakar insanı babadan oğula devredilecek bir mülkiyet ve iktidar da değildir aşk. dini, dili, rengi, sınır ve bayrağı, nöbetçi kuleleri yoktur ama genellikle biri sonunda yaralanır acil servislerde de kaydına rastlanmaz erken tanısı yapılamayan yüreğimizi yurt edinmiş ve asla düze inmeyen dağlı bir kabiledir aşk

Yazının devamını oku »

Bir Gün

Posted: 21 Mayıs 2012 in Deneme Yazılarım

Yine zamansızdı ümitlerimin kayboluşu. Hem bu sefer en üst noktaya kadar bile ulaşmamıştı. Ulaşacak kadar zamanı da olmamıştı zaten. “Bir gün”dü tüm umutların yeşermesi ve yine tüm umutların kaybolması arasında geçen zaman. Kelebek ömrü gibiydi umutların da ömrü. O kadar renkli ve güzeldi ki kanatları, tükentiğinde nasıl girileşeceklerini hayal bile etmek çok güçtü. Tüm duyguların birbirine karıştığı, tüm umutlarınsa kaybolduğu “bir gün”… Yarın yeni “bir gün” olmamasını umuyorum…

Kaleci Yaşar’ın Anıları

Posted: 20 Kasım 2011 in Spor

-Futbola ne zaman nerede başladınız, Fenerbahçe’ye hangi sezon transfer oldunuz?

“1955 doğumluyum, 69 yılında Ankara Altındağspor’da futbola başladım daha sonra ikinci ligde Gaziantepspor’da oynayıp, 1981 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldum. 1987’den 1990’a kadar Malatyaspor ve Sarıyer’de oynadıktan sonra tekrar Fenerbahçe’ye döndüm orada Schumacher’in yedekliğini yaptım. Toplam 23 yıl profesyonel futbol oynadım.”
Şuradan kısa bir videosunu da izleyebilirsiniz:

http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/Default.aspx?c=991&r=1&hid=79647

Yazının devamını oku »

Fotoğraf, taranmış resim veya bitmap görsellerini hassas bir şekilde vektör belgesine çevirme işlemine denir.

ilk olarak çalıştığımız sayfaya file => place diyerek resmi getiriyoruz.

resim seçili iken, Object => Live Trace => Tracing Options tıklıyoruz.

açılacak olan tracing options penceresinde özelliklerini tercih ettiğimiz ayarlara getirerek
(siyah-beyaz, renkli, dolgulu, çizgisel…) vektör haline getiriyoruz.

daha sonra Object => Live Trace => Expand diyerek vektör belgesine dönüştürebilirsiniz.

 

Alıntı: http://www.grafikerler.net/resmi-vektore-donusturme-live-trace-t11921.html

Çoktandır ilgimi çeken araçlar arasındadır CJ’ler, ancak detaylarını bilmiyordum. Araştırmalarım sonucu oluşan derlemeyi paylaşayım istedim:

1) CJ-5

Cj serileri arasında en kısa olan modeldir, arkada bagaj bölümü yoktur, kapıları s kapıdır, bakınca hemen anlarsınız.

Yazının devamını oku »