ooy sevdasına kurban olduğum ooy
bilsen ne kaybana geceler yaşarım
kaybana gecelere looy
bir türlü sığmaz soluklarım
yalnızlık deccal tokmağı gibi iner sessizliğe
ooy sevdasına kurban olduğum ooy
bilsen ne kaybana geceler yaşarım
kaybana gecelere looy
bir türlü sığmaz soluklarım
yalnızlık deccal tokmağı gibi iner sessizliğe
1.
titrek bir mum alevinin
havaya bıraktığı bulanık bir is
ve yollara dökülen göz gözü görmez bir sis
değildik biz.
Ekmek Şarap Sen ve Ben
Birde sabahın dördü
Dışarda kar
Odamız ılık
Gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
Anlattın bana ağzı sarımsakı kokan bir çocukla yattığını
Aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
yarim derdini ver bana
dermanın olayım senin
bülbül gibi cemâline
âşığın olayım senin
Ey zahit şaraba eyle ihtiram
İnsan ol cihanda bu dünya fani
Ehline helâldır , naehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali.
biz bu kentlere sığdık da
bu kentler bize sığmadı âsiya
ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında
arttıkça yalnız, sustukça silik…
Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.